Anlatım Bozuklukları – Konu Anlatımı ve Örnekler

Anlatım bozuklukları: Yazılı veya sözlü olarak kendisini ifade eden şahsın, asıl söylemek istediğini söyleyememesi ve istemediği halde cümlesinin farklı manalarda yorumlanmasına denir.

İşte itina ile sıraladığımız anlatım bozuklukları şunlardır:

  • A. Sözcük Seviyesinde Anlatım Bozuklukları
  • B. Cümle Seviyesinde Anlatım Bozuklukları

A. Sözcük Seviyesinde Anlatım Bozuklukları

  • 1. Gereksiz Sözcük Kullanılması
  • 2. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması
  • 3. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması
  • 4. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması
  • 5. Mantık ve Fikir Yanlışları
  • 6. Sözcük Yapısıyla Alakalı Yanlışlar
  • 7. Noktalama Eksikliğinden Kaynaklanan Yanlışlar
  • 8. Deyim Yanlışları
  • 9. Atasözü Yanlışları
  • 10. Tamlama Yanlışları

1. Gereksiz Sözcük Kullanımı

Cümledeki bir kelime cümleden çıkarılınca, cümlenin anlamı bozulmuyor veya daralmıyorsa, bu sözcük cümlenin duruluğunu bozduğu için gereksizdir. Gereksiz sözcükler cümleden çıkarılır.

a) Eş anlamlı sözcüklerin aynı cümlede kullanılması:

Misal: Erzurum’da hava sıcaklığı sıfırın altında eksi yirmi altı dereceymiş.

Bu cümledeki “sıfırın altı” ve “eksi” kelimeleri eş anlamlıdır; bunlardan biri cümleden çıkarılmalıdır.

b) Bir sözcüğün anlamının, cümledeki başka bir sözcük tarafından karşılanması:

Misal: Karşılıklı tartışmanın, insanlara birçok faydası olabilir.

Tartışma zaten karşılıklı olur. Bundan dolayı “karşılıklı” sözcüğü cümleden atılmalıdır.

  • Tartışmanın, insanlara birçok faydası olabilir.

Misal: Birinci Dünya Savaşı 1914 tarihinde başladı.

1914 zaten bir tarihtir. Bundan dolayı “tarih” sözcüğünü cümleden atmalıyız.

  • Birinci Dünya Savaşı 1914’te başladı.

c) Yardımcı fiillerin yüklem yapılması anlatım bozukluğu oluşturabilir:

Misal: Hediyeyle alakalı olarak ondan şüphe ettim.

Doğrusu:

  • Hediyeyle alakalı olarak ondan şüphelendim.

d) Fiilimsiyi gereksiz kullanmak:

Misal: Bayat olan ekmekleri atmayın.

Cümledeki “olan” sıfat-fiili gereksizdir. Cümlenin doğrusu:

  • Bayat ekmekleri atmayın.

Dikkat edin: Cümlede fonksiyonu olanlar atılmaz. Ara söz, ara cümle, sıfat, zarf ve cümleden atılmaz. Cümlede iki sıfatta farklı özellikleri anlatıyorsa atılmazlar.

Misal: Birinci olan sporcu çok hızlı koşuyordu. (doğru)

“hızlı” kelimesi koşmak fiilinin vasfını, “çok” kelimesi de ölçüsünü ifade ediyor. İkisi de atılamaz. Çünkü “koşmak, hızlı koşmak ve çok hızlı koşmak” birbirlerinden farklıdır.

Misal: Ne kendi geldi ne de yardımcısını gönderdi. (doğru)

“Ne … ne” bağlacı cümleye olumsuz mana kattığından cümleden atılmaz.

Dikkat edin: Anlam belirsizliğine sebep olmayan kişi zamirleri cümleden atılabilir.

Misal: Ben 2000 yılında doğdum. (“Ben” kişi zamiri çıkarılabilir.)

  • 2000 yılında doğdum.

Misal: En çok ben merak ediyorum. (Dikkat! Çıkarılmaz; Cümle doğrudur.)

Bu cümlede fiili yapan kişi “ben” kişi zamirini pekiştirme manasında kullanmıştır. Çıkartılırsa cümlenin manası bozulur.

2. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması

Sözcükler hatalı yerleştirildiğinde cümle bulanık olur. Böylece istenen mana verilemez yada daha kötüsü hiçbir şey ifade edilemez. Böyle bir anlatım bozukluğu, anlam belirsizliklerine ve mantık hatalarına sebep olur. Bu sebeplerden ve anlatımda açıklık prensibinden dolayı kelimeler en doğru yerlerine koyulmalıdır.

Misal: Teklifimiz, 209’a karşı 45 oyla reddedildi.

Teklif reddedildiğine göre hayır oyu (209 oy) verenler kazanmıştır. Cümledeki anlatım bozukluğunu düzeltmek için sayıların yeri değiştirilir:

  • Teklifimiz, 45’e karşı 209 oyla reddedildi.

Misal: Fazla canını sıkma.

Bu cümlede “fazla” kelimesi yanlış yere koyulduğu için sıfat görevinde olup mantık hatasına sebep olmuş. Bu anlatım bozukluğunu düzeltmek için “fazla” kelimesinin yeri değiştirilir:

  • Canını fazla sıkma. (Bu cümlede “fazla” kelimesi zarf oldu.)

3. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması

Sözcükleri kendi anlamları dışında kullanmak anlatım bozukluğuna sebep olur. Bu hatayı düzeltmek için söz konusu durumu ifade edecek en iyi kelimeler tercih edilmelidir.

Misal: Engelliler uğruna düzenlenen yemekten, 1,5 milyon liraya yakın bağış elde edildi.

Bu cümledeki “uğruna” kelimesi yanlış anlamda kullanılmış. Bunun yerine “adına” veya “için” kelimeleri anlatım bozukluğunu giderir:

  • Engelliler adına düzenlenen yemekten, 1,5 milyon liraya yakın bağış elde edildi.

Dikkat edin: Kelimeleri mecaz anlamda kullanmak anlatım bozukluğuna sebep olmaz.

Misal: Kimse sevdiği insandan kopmak istemez. (Bu cümle doğrudur.)

Bu cümlede “kopmak” kelimesi gerçek anlamı dışında kullanılıp “ayrılmak” ve “uzaklaşmak” gibi anlamlar kazanmıştır. Bu yüzden cümlede anlatım bozukluğu yoktur.

4. Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması

Birbiriyle çelişen kelimeleri aynı cümle içinde kullanmak anlatım bozukluklarına sebep olur.

Misal: Muhtemelen tam 42 dakika sonra Konya’da olacağız.

“Muhtemelen” ifadesi ihtimal belirttiği için kesinlik belirten “tam” kelimesiyle çelişir. Anlatım bozukluğunu gidermek için bunlardan biri cümleden atılmalıdır.

  • Muhtemelen 42 dakika sonra Konya’da olacağız. (doğru)
  • Tam 42 dakika sonra Konya’da olacağız. (doğru)

Tezad (zıtlık) sanatı anlatım bozukluğu oluşturmaz.

Misal: Sevinci ve hüznü bir arada yaşadık.

Sevinç ve hüzün anlamca zıt oldukları halde anlatım bozukluğu oluşturmadığı görülüyor.

5. Mantık ve Fikir Yanlışları

Bu türdeki anlatım bozuklukları tutarsız fikirlerden, sıralama ve seviyelendirme hatalarından kaynaklanır.

Misal: Bu el yazısını okumak değil, anlamak bile imkansız.

Bu cümlede ifade edilmeye çalışılan şey; el yazısını anlamaktan evvel okumanın bile zor olduğudur. Çünkü bir yazıyı evvela görür, okur ve anlarız. Cümlenin doğru yazılışı şöyle olmalıdır:

  • Bu el yazısını anlamak değil, okumak bile imkansız.

6. Sözcüğün Yapısıyla Alakalı Yanlışlar

Bazı eklerin sözcüklere gereksiz veya yanlış şekilde eklenmesi anlatım bozukluklarına sebep olur. Ekler, özelliklerine dikkat edilerek kelimelere eklenmelidir.

Misal: Şuurlaşan halktan zarar gelmez.

“şuurlaşan” kelimesindeki “-ş” eki yerine “-n” eki gelmelidir. Bu şekilde cümlenin doğrusu şöyle olur:

  • Şuurlanan halktan zarar gelmez.

Misal: Köye arabaylan gittik.

“-n” eki gereksiz kullanıldığı için anlatım bozukluğuna sebep olmuş. Cümleden çıkarılır:

  • Köye arabayla gittik.

7. Noktalama Yanlışları

Noktalama işaretlerini yanlış yerde veya eksik kullanmak, insanın asıl istediği şeyi ifade edememesine sebep olur. Düzgün bir cümle kurulsa bile yanlış anlamalara sebep olabilir.

Açıkça anlaşılmak ve anlatım bozukluklarından kurtulmak için noktalama işaretlerini çok iyi kullanmak lazımdır.

Misal: İhtiyar adama söyledi.

Bu cümlede bir “ihtiyar”dan ve bir “adam”dan bahsediliyorsa, “ihtiyar” kelimesinden sonra virgül eklenmelidir. Eğer bir “ihtiyar adam”dan bahsediliyorsa, cümle olduğu gibi kalabilir.

8. Deyim Yanlışları

a) Deyimlerin Yanlış Anlamda Kullanılması

Misal: Sınavda iyi derece yapan Ali’nin etekleri tutuştu.

“Etekleri tutuşmak” tabirinin manası “telaşlanmak” olduğu için burada yanlış kullanılmıştır. Bu tabir yerine “etekleri zil çalmak” tabiri kullanılmalıdır:

  • Sınavda iyi derece yapan Ali’nin etekleri zil çaldı.

b) Deyimlerin Yanlış Şekilde Kullanımı

Misal: Çatıdan düşer gibi konuşunca kavga çıktı.

“Çatıdan düşer gibi” ifadesi, “damdan düşer gibi” tabirinin yanlış şekilde yazılmış halidir. Doğrusu şu şekilde olmalıdır:

  • Damdan düşer gibi konuşunca kavga çıktı.

9. Atasözü Yanlışları

Atasözleri yanlış anlamlarda ve şekillerde kullanılırsa anlatım bozukluklarına sebep olur. Bu yüzden atasözleri iyi bilinmelidir.

Misal: Kaz gelecek yerden horoz esirgenmez.

Bu atasözünün doğrusunda “horoz” kelimesi olmadığı için anlatım bozukluğudur. Doğrusu şu şekilde olmalıdır:

  • Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.

10. Tamlama Yanlışları

a) Tamlayan Eksikliği

Tamlayan eki eksikse anlatım bozukluğu oluşur.

Misal: Öğrenciler her akşam dershaneye gitmesi ve evde de ödevlerini yapması onları yıpratır.

Bu cümlede tamlayan eki eksiktir. Doğrusu şöyle olmalıdır:

  • Öğrenciler(in) her akşam dershaneye gitmesi ve evde de ödevlerini yapması onları yıpratır.

Dikkat edin: Yanlış yerde tamlayan eki kullanmak anlatımı bozar.

Misal: Babamın başı ağrıdıkça doktora gider.

Babamın başı doktora gitmez; babam gider. “Babamın” ifadesindeki “-ın” eki atılırsa anlatım bozukluğu düzelir. O halde cümlenin doğrusu:

  • Babam başı ağrıdıkça doktora gider.

b) Tamlanan Eksikliği:

Tamlanan eki eksikse anlatım bozukluğu oluşur.

Misal: Derneğimizin kurucu ve başkanı Muhammed beyefendi, misafirlerine çay ikram etti.

“Derneğimizin kurucu” ifadesinde tamlanan eki eksiktir. Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır:

  • Derneğimizin kurucusu ve başkanı Muhammed beyefendi, misafirlerine çay ikram etti.

Dikkat edin: Yanlış yerde tamlanan eki kullanmak anlatımı bozar.

Misal: O devirde para üç katı değer kazanmıştı.

Bu cümledeki “üç katı” sıfat tamlamasında “-ı”  iyelik eki gereksiz kullanılmış. Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır:

  • O devirde para üç kat değer kazanmıştı.

c) Bir sıfat ve ismin ortak tamlanana bağlanması:

İsim tamlamasında tamlanan, iyelik eki alır. Ama sıfat tamlamasında tamlanan, iyelik eki almaz.

Misal: Son derste belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrendik.

Bu cümlede “sayı sıfatları” isim tamlamasıdır ve doğrudur. Fakat “belgisiz sıfatları” sıfat tamlaması olmasına rağmen yanlıştır. Çünkü sıfat tamlamasında tamlanan iyelik eki almaz. Cümlenin doğrusu:

  • Son derste belgisiz sıfatlarla sayı sıfatlarını öğrendik.

d) İsim tamlamasında birden fazla tamlayan tek bir tamlanana bağlanmışsa, tamlayanların hepsi tamlanana uymalıdır:

Misal: Misafirlere pasta ve meyve suyu ikram edildi.

“Meyve suyu” isim tamlaması doğrudur. Ancak “pasta suyu” yanlıştır. Cümlenin doğrusu:

  • Misafirlere pastayla meyve suyu ikram edildi.

e) Sıfat, birden fazla ismi tamamlamışsa, sıfat ile isimler uyumlu olmalıdır:

Misal: İnsanlar lapa lapa yağan kar ve yağmura aldırmadan yürüyorlar.

“lapa lapa yağan kar” olur ama “lapa lapa yağan yağmur” olmaz. Cümlenin doğrusu:

  • İnsanlar lapa lapa yağan karla yağmura aldırmadan yürüyorlar.

f) Belgisiz sıfatlar veya sayı sıfatları tamlayansa, tamlanan tekil olur:

Misal: Bugüne kadar pek çok olaylar yaşadım. (yanlış)

  • Bugüne kadar pek çok olay yaşadım. (doğru)

Dikkat edin: Özel isimler ve yer isimleri çoğul eki alabilir.

Misal:

  • Şirinevler
  • Habibler

Bağdaştırma

Kelimelerin, yeni manalar ifade etmek için yan yana getirilmesiyle oluşturulan söz gruplarına bağdaştırma denir. İki türü vardır:

a) Alışılmış Bağdaştırma: Birbiriyle uyumlu kelimelerle yapılır.

Misaller: Çıkmaz sokak, ilk göz ağrısı, körpe salatalık, dilsiz insan..

b) Alışılmamış Bağdaştırma: Birbiriyle uyumsuz kelimelerle yapılır.

Misaller: Acı hayat, genç kıskançlık, körpe kimya, dilsiz hayaller..

Bağlaşıklık

Kelimelerin, dil bilgisine göre yan yana getirilmesine bağlaşıklık denir. Bunlar cümle seviyesinde anlatım bozuklularına girer. Bu yüzden bağlaşıklığa uymamak anlatım bozuklukları oluşturur.

Bağlaşıklık, şunlardan kaynaklanan anlatım bozukluklarını engeller:

  • Öge Eksiklikleri
  • Özne-Yüklem Uyumsuzluğu
  • Çatı Uyuşmazlığı
  • Ek eksikliği veya fazlalığı

B. Cümle Seviyesinde Anlatım Bozuklukları

1. Yüklem Yanlışları

  • a) Yüklem Eksikliği
  • b) Yardımcı Fiil Eksikliği
  • c) Ek Fiil Eksikliği
  • d) Çatı Uyuşmazlığı
  • e) Gereksiz Yardımcı Fiil

2. Özne Yanlışları

3. Özne-Yüklem Uyuşmazlığı

4. Tümleç Yanlışları

  • a) Nesne Yanlışları
  • b) Dolaylı Tümleç Yanlışları
  • c) Zarf Tümleci Yanlışları

1. Yüklem Yanlışları

Bu tür anlatım bozukluklarında, bir fiil eksikliği yahut birbirine bağlı cümlelerin yüklemleri arasında şahıs, zaman veya olumluluk-olumsuzluk açısından uyuşmazlık vardır.

a) Yüklem Eksikliği

Misal: Babam acılı yemekleri çok, tatlıyı ise hiç sevmezdi.

İlk cümlenin yüklemi olmadığı için ikinci cümlenin yüklemine bağlanıp “çok sevmezdi” manası çıkıyor. Cümlenin doğru yazılışı şöyledir:

  • Babam acılı yemekleri çok sever, tatlıyı ise hiç sevmezdi.

b) Yardımcı Fiil Eksikliği

Yardımcı fiil doğru yerde kullanılmadığı zaman anlatım bozukluğu ortaya çıkar.

Misal: Paranın eksik ve yeterli olmadığını söyledi.

“eksik” kelimesi “olmadığını” yardımcı fiiline bağlanamaz. Bu sebeple “eksik” kelimesi için cümleye uygun bir yardımcı fiil eklenir:

  • Paranın eksik olduğunu ve yeterli olmadığını söyledi.

c) Ek fiil Eksikliği

Biri olumlu diğeri olumsuz yüklemle kurulan cümlelerde oluşan çelişkiyi gidermek için ek fiil kullanılır.

Misal: Arkadaşlarım gezmeye gider, ben evde kalırdım.

Cümlenin doğru yazılışı:

  • Arkadaşlarım gezmeye giderdi, ben evde kalırdım.

d) Çatı Uyuşmazlığı

Fiilimsilerle kurulan birleşik cümlelerde, fiil ve fiilimsilerin arasında (yan cümlenin yüklemiyle temel cümlenin yüklemi arasında) çatı uyumu yoksa anlatım bozuklukları ortaya çıkar.

Misal: Bir yıl boyunca araştırarak neticeye varıldı.

araştırarak -> etken | varıldı -> edilgen

Bu iki kelime de aynı çatıdan olursa anlatım bozukluğu düzelir:

  • Bir yıl boyunca araştırılarak neticeye varıldı.

araştırılarak -> edilgen | varıldı -> edilgen

e) Gereksiz Yardımcı Fiil

Türkçede, doğrudan fiil olabilecek kelimelerin yardımcı fiil yapılması anlatım bozukluğudur.

Misal: Boşuna heves etme, seni gezdirmeyeceğim.

Cümlenin doğrusu:

  • Boşuna heveslenme, seni gezdirmeyeceğim.

Misal: Misafirliğe gelmiş olanları geri çeviremezsin.

  • Cümlenin doğrusu: Misafirliğe gelenleri geri çeviremezsin.

2. Özne Yanlışları

Sıralı-bağlı ve birleşik cümlelerde özne yokluğu, özne vasfında olmayan bir kelimenin kullanımı ve gereksiz özne kullanımı gibi durumlarda anlatım bozuklukları oluşur.

Misal: Arkadaşımın gözleri iyi görmez, bu yüzden ön sırada oturur.

Bu misalde ikinci cümlenin öznesi olmadığı için anlatım bozukluğu oluşuyor. Ön sırada oturan şey göz mü yoksa arkadaşım mı? Böyle bir şey mantıksız olduğu için ikinci cümleye uygun bir özne eklenmelidir:

  • Arkadaşımın gözleri iyi görmez, arkadaşım bu yüzden ön sırada oturur.

Dikkat edin: “Herkes, hepsi” gibi belgisiz zamirler olumlu cümlelerin öznesiyken; “kimse, hiçbiri, hiç kimse” gibi belgisiz zamirler olumsuz cümlelerin yüklemidir.

Misal: Sınıftakilerin hiçbiri eve gitmek istemiyor, sürekli soru çözüyordu.

Bu misalde ikinci cümlenin ayrı bir öznesi olmalıdır. Ayrıca birinci cümlenin “istemiyor” yüklemi olumsuz, ikinci cümlenin “çözüyordu” yüklemi olumludur. Bu sebeple “Sınıftakilerin hiçbiri” ifadesi birinci cümlenin öznesi olur, ortak özne olamaz. İkinci cümleye “onlar” yada “herkes” kelimesini ekleyerek anlatım bozukluğu giderilir:

  • Sınıftakilerin hiçbiri eve gitmek istemiyor, herkes sürekli soru çözüyordu.

Dikkat edin: Geçişsiz-edilgen fiillerin yüklem olduğu cümlelerde özne bulunmaz. Bu yüzden anlatım bozukluklarına girmez.

Misal: Buradan köprüye geçilmez.

“Buradan” ve “köprüye” kelimeleri dolaylı tümleç ve “geçilmez” de yüklemdir. Görüldüğü gibi özneye ihtiyaç yoktur.

Dikkat edin: Sıralı ve bağlı cümlelerde ortak kullanılan özne, cümledeki bütün yüklemlere uymalıdır. Özne, bütün yüklemlere uymazsa anlatım bozukluğu olur.

Misal: Herkes olanları izliyor, bunlara çözüm aramayı düşünmüyordu.

Birinci cümlede uyumlu özne ve yüklem varken ikinci cümlede özne yoktur. İkinci cümleye “hiç kimse” öznesi eklenerek anlatım bozukluğu düzeltilir.

  • Herkes olanları izliyor, hiç kimse bunlara çözüm aramayı düşünmüyordu.

3. Özne-Yüklem Uyuşmazlığı

Türkçede özne-yüklem uyumundaki kural şöyledir: Özneler tekilse yüklemler de tekildir; özneler çoğulsa yüklemler de çoğuldur. Bu kurala uyulmazsa anlatım bozuklukları olur.

Misal: Kardeşim bugün sınava girecek.

“Kardeşim” tekil bir özne, “girecek” de tekil bir yüklemdir. Bu doğru bir cümledir.

Dikkat edin: Özneler çoğulsa ve çoğul öznelerin şahısları bir topluluk olarak düşünülüyorsa yüklem tekil olabilir.

Misal:  Öğrenciler ders çalışıyor.

“Öğrenciler” çoğul özne, “çalışıyor” tekil yüklemdir.

Misal: 12/B sınıfı geziye gelmemiş.

“12/B sınıfı” topluluk adı; “gelmemiş” tekil yüklemdir.

Dikkat edin: Özne insansa, şu durumlara da dikkat edilir:

  • Belgisiz zamirler çoğul özne olursa, yüklem tekil olur:
  • Misal: Herkes seni görmek istiyordu. (Yüklem tekil olduğundan cümle doğru.)
  • Özne, sayı sıfatıyla çoğul yapılmışsa yüklem tekil olur.
  • Misal: Üç kişi ormanı temizlemiş. (Yüklem tekil olduğundan cümle doğru.)
  • Özne, belgisiz sıfatla çoğul yapılmışsa yüklem tekil olur.
  • Misal: Birçok insan yemeğini bitirdi. (Yüklem tekil olduğundan cümle doğru.)

Dikkat edin: Bitki, hayvan, cansız varlıklar, soyut kavramlar ve ek fiil adları özne ise yüklem tekil olur.

Misal: Saçlarım çok uzadı. (Cümle doğru ama yüklem “uzadılar” olsaydı yanlış olurdu.)

Dikkat edin: İnsan dışındaki şeyler çoğul özne olduğunda, kişiselleştirme varsa, yüklem tekil veya çoğul olabilir.

Misal: Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor(lar). (Cümle iki şekilde de doğru olur.)

Dikkat edin: Özne ile yüklemin kişi bakımından uyumsuzluğu da anlatım bozukluğuna sebep olur.

Misal: Sen ve o, artık evleneceksiniz. (doğru)

“Sen” ikinci tekil kişi, “o” üçüncü tekil kişi; “evleneceksiniz” de ikinci çoğul kişidir.

Misal: O gün toplantıda ben ve idareciler anlaşamamıştı. (yanlış)

“anlaşamamıştı” yerine “anlaşamamıştı-k” kelimesi gelmelidir.

4. Tümleç Yanlışları

Tümleç isteyen cümleye tümleç koymamak, yüklemle uyumsuz tümleç koymak ve gereksiz tümleç koymak anlatım bozukluklarına sebep olur.

a) Nesne (Düz Tümleç) Yanlışları

Fiilden evvel nesne alması lazımken nesne eklenmezse uyumsuzluk olur. Bu anlatım bozukluğu çoğunlukla sıralı cümlelerde ikinci cümlenin nesne almamasından kaynaklanır.

Misal: Kiralayacağımız eve baktık ve beğendik.

Bu cümlede nesne eksikliği var. Cümleye göre “neye baktınız?” desek “eve baktık” cevabını alıyoruz; bu doğrudur. Fakat “neyi beğendiniz?” dediğimizde “eve beğendik” cevabı geliyor. Çünkü bu ifade cümledeki tek nesne. Bu yüzden doğrusu şöyle olabilir:

  • Kiralayacağımız eve baktık ve evi beğendik.

b) Dolaylı Tümleç Yanlışları

Misal: Kanunları okumalı, öğrenmeli ve uymalıyız.

“uymak” fiili geçişsiz olduğundan nesne alamaz. Bu sebeple dolaylı tümleç eksikliği vardır. Cümlenin doğrusu:

  • Kanunları okumalı, öğrenmeli ve kanunlara uymalıyız.

c) Zarf Tümleci Yanlışları

Misal: Gece geç yatsam bile erken kalkarım.

“Ne zaman erken kalkarsın?” cümlede cevap bulunmuyor. Bu cümledeki anlatım bozukluğu zarf tümleci eksikliğinden meydana gelmiş. Cümlenin doğrusu:

  • Gece geç yatsam bile sabah erken kalkarım.

Bu yazıda bahsedilen anlatım bozukluklarının olmadığı cümleler iyi cümlelerdir. Bu kuralları bilerek kendini ifade eden bir kimse; kendini bir çok sıkıntıdan, zaman kaybından ve enerji israfından kurtarıyor demektir.

İstifâde edilen kaynak: Mustafa Bulut; ÖSS’ye Hazırlık: Türkçe-Edebiyat Konu Anlatımlı Testler, 2018.

Hüseyin Yıldız

@huseyinyildiz

  • National Geographic’in Paylaştığı 10 İlginç Gerçek

  • Konuşmak

    Dil Öğrenimini Kolaylaştıracak 5 Aktivite

  • Squat’tan Daha İyi Kalça Geliştiren 10 Hareket

  • Spathiphyllum

    Evinizin Havasını Temizleyen NASA Onaylı 8 Salon Bitkisi

  • Türk Kahvesinin 5 Muhteşem Faydası

  • Okuyunca Şaşıracağınız 5 İlginç Tesadüf

  • İlk Yardım Nedir, Nasıl Yapılır, ABC’si ve Çantasındakiler