Arkeolojik Bulguların Altından Çıkan 8 Korku Dolu Hikaye

Üzerine bastığımız toprağın altında koca bir tarih yatıyor. Binlerce yıllık insanlık tarihine ışık tutabilmek için sürekli kazılar yapılıyor. Ve bu yapılan kazılarla, bizden uzun zaman önce yaşamış insanlar hakkında bolca bilgi ediniyoruz. Ama bazen bu bilgiler biraz rahatsız edici olabiliyor. İşte arkeolojik kazılar sonrası ortaya çıkmış, kabus gibi 8 hikaye.

Bir Çukur Dolusu Kesilmiş Kol

phys.org

Fransa’da çalışan bir ekip, bir çukurda vahşice kesilip atılmış 7 adet kol buldu. 6.000 yıl öncesine ait uzuvların üzerine düzinelerce ceset yığılmış. Kollar sağlam olmasına rağmen kafatasları çökük halde bulundu. Burada ne olduğu tam olarak bilinmiyor ancak bir katliam olduğu kesin.

Araştırmacılar bunun bir çeşit idam cezası olduğunu düşünüyor. Binlerce yıl önce hayat bugüne nazaran oldukça acımasızmış.

Soykırım

combatarchaeology.org

Avusturya’da arkeologlar 67 kişinin bulunduğu bir mezar buldu. Uzmanlar, milattan önce 5.200’lerde yaşadığı düşünülen kabilenin sistematik bir şekilde öldürüldüğünü söylüyor. Çoğunluğu başlarının arkasına vurularak, bazıları ise oklarla öldürülmüş. Kaçamasınlar diye bazılarının bacakları ezilip, kırılmış.

Çocuklar bile öldürülmüş. Yetişkinlerin arasında 27 bebek var ve 67 kişinin sadece 2’si kadın. Büyük ihtimalle kadınlar, çocuklarının ve kocalarının ölümünü izlemek zorunda kaldı. Ardından da onların katillerine esir düştüler. Hayali bile kabus.

Kelepçelenmiş İskeletler

reuters.com

Atina’da antik bir Yunan mezarlığında, bilekleri demir pranga ile başlarının üzerinden kelepçelenmiş 80 ceset bulundu. 2016 yılında bulunan mezara şimdiye kadar sadece bir kaç kişi yakından bakabildi. Kazı başkanı Dr. Stella Chryssoulaki’nin söylediğine göre kurbanlar aynı şekilde öldürülmüş ancak saygın bir şekilde gömülmüş. Hepsinin elleri bağlı ve genç yaştalarmış.

Chryssoulaki’ye göre bu bir darbe suikastı olabilir. Mezarlık milattan önce 8. ila 5. yüzyıla tarihleniyor. Chryssoulaki bu dönemin, Atina’da, aristokratların ve soyluların iktidar için birbirleriyle savaştığı bir dönem olduğunu söylüyor.

Çamurda Mumyalaşmış Frankenstein

nationalgeographic.com

15 yıl kadar önce bir grup arkeolog, İskoçya’da bir erkek ve kadın cesedi buldu. Bulgulara göre 6.000 yıl önce ölen bu insanlar gömülmemiş. Bataklığa atılan çift yaklaşık 500 yıl boyunca burada mumyalaşmış. Olay tek başına korkutucu iken dahası var.

Cesetler bulunduğunda kadının çenesinin kafatasına göre fazla büyük, erkeğin ise uzuvlarının yerli yerinde olmadığı farkediliyor. Yaklaşık 10 yıl süren DNA testlerinin sonucunda korkunç gerçek ortaya çıkıyor. Bunlar iki insanın cesedi değil, Frankenstein misali birbirine kaynaştırılmış altı farklı insanın cesedi. Kadının vücudu aynı zamanda ölen insanlardan, ancak erkeğinki yüzlerce yıl önce ölmüş insanlardan oluşuyormuş. Mumyalaşmış etlerin halen kemiklerin üzerinde olduğunu söyleyen araştırmacılar, yapılan işlemlerin basitçe yapılmadığını söylüyor.

Almanya’da Yamyamlık Kalıntıları

museum-herxheim.de

Herxheim’da bir inşaat ekibi, inşaa etmeyi düşündükleri yerin altında binden fazla ceset bulunan bir çukur buldu. Uzmanlara göre 7.000 yıldır orada yatan cesetlerin kafatasları kazınarak temizlenmiş ve kaburgaları omurgalarından soyulmuş. Bazı kemikler ise koparılıp içindeki ilik emilmiş.

Açıkcası bir insanın kafa ve vücut derilerini yüzüp, kemiklerini doğramak, açlıktan ölmek üzere olan birisinin işi olamaz. Belli ki bu, bir topluluğun planlı bir şekilde yaptığı bir eylemdi.

Asılı Tabutlar

ecns.cn

Çinde “perilerin mağarası” diye bilinen insan yapımı bir mağara bulunuyor. İnsanlar bir zamanlar, burada büyülü varlıkların yaşadığına inanıyordu. Ancak bir gün içeriye baktıklarında, çok farklı bir şey buldular. Başlarının 50 metre üzerinde asılı duran 131 tane, çoktan çürümeye başlamış tabutlar vardı.

Ağaç gövdesine oyulmuş tabutlar oldukça büyük ve her biri 100 kilo ağırlığında. 1.200 yıllık olduğu söylenen tabutların asılma sebebinin cesetleri vahşi hayvanlardan korumak olduğu düşünülüyor.

Kesilmiş Ellerle Dolu Çukurlar

livescience.com

Arkeologlar bir antik Mısır sarayındaki dört çukurda toplam 16 kesilmiş el buldular. Bu dört çukurdan ikisi taht odası olduğu düşünülen yerin karşısında ve içlerinde birer el vardı. Kalan 14 el, sarayın dışındaki diğer iki çukurdaydı. Kazı müdürü Manfred Bietak ellerin tamamının sağ el olduğunu ve oldukça büyük olduklarını söylüyor.

Araştırmacılar bölgede aynı zamanda, üzerinde askerlerin düşmanların ellerini kesip, altın karşılığı sattığını gösteren resimler buldular. Bietak’ın açıklamasına göre sağ el kesmenin sembolik bir amacı var: Düşmanın gücünü sonsuza dek elinden almak.

İnsan Yiyen Hayvanlar

plos.org

Meksika’daki Teotihuacan sit alanında, jaguar, puma ve vaşak gibi hayvanların tutulduğu bir ahır bulundu. Onları besledikleri hayvanların kemikleri ise binlerce yıla rağmen halen oradaydı. Korkutucu olan ise bu hayvan kemiklerinin arasında insan kemikleri de bulunuyordu. Duvarlarda da hayvanların insan kalbini yediğini gösteren resimler bulunuyor. Uzmanlara göre insanlar bu hayvanlara yem edilerek kurban ediliyordu.

Yorumlar