Türkiye’nin En Büyük Seslerinden: Cem Karaca

Cem Karaca, bazılarımız için ise Cem Baba.

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük ses sanatçılarından biri olan Cem Karaca’nın ölümünün üzerinden yıllar geçti.

Böyle bir mecrada bulunup “Cem Baba” hakkında, Türkiye’nin en büyük vokallerinden biri olan Cem Karaca hakkında yazmamak ayıp olurdu.

İşte karşınızda, kısaca hayat hikayesiyle Cem Karaca.

Sahne Tozu Yutmuş Bir Aileden

Toto Karaca - Mehmet Karaca

Cem Karaca’nın annesi Türk tiyatrosunun tanınan isimlerinden Toto Karaca, babası ise Mehmet Karaca idi.

Cem Karaca’nın ailesi Rumların, Yunanların çoğunlukta olduğu Bakırköy’de yaşıyordu ve Cem bebek de 1945’de orada doğmuştu.

Cem Karaca’nın tam da çocukluk dönemlerinde onu çok derinden etkileyecek bir olay yaşanmıştı. Bu belki de hayat görüşünü etkiledi.

6-7 Eylül olaylarıydı bu olay. İstanbul’daki Rum azınlıklara organize olarak gerçekleştiren bir saldırıydı. Cem Karaca’nın annesi de bir Rum’du ve olaylar Karaca ailesinin evinin yağmalanmasına kadar gitti.

Sanat Aşkı Alevleniyor

Cem Karaca ilk sahne

Cem Karaca küçükken sorulan “büyüyünce ne olacaksın bakalım?” sorularına ya doktor cevabını verirdi ya da mühendis.

Cem Karaca’nın lise çağlarına geldiğinde ise sanat aşkı birden alevlendi. Günlerini Elvis Presley dinleyerek geçirip, rocknroll üzerine şarkılar dinliyordu.

Bir gün liselilerin verdiği bir partide arkadaşlarının ısrarıyla sahneye çıktı. Orada çok etkilenmişti insanların onu dinlesinden. İnsanların hayran hayran bakmaları onu kendinden geçiriyordu.

Artık bir şarkıcı olmak istiyordu. Fakat önünde bir engel vardı. Cem’in çocukluğundan beri onun bir hariciyeci olmasını isteyen babasıydı bu engel. Fakat Karaca daha inatçıydı.

Sanatla Bütünleşiyor

Cem Karaca Münir Özkul
General Çöpçatan – Semra Uçbay, Münir Özkul, Cem Karaca

1963’te lisede arkadaşlarıyla kurduğu Dinamitler grubu henüz hiç kayıt veya sahne alamadan dağıldı. Cem Karaca’nın hayalleri için bu biraz burukluktu fakat yılmadı. Müziğe kısa süre ara verip birkaç tiyatro oyununda yer aldı.

Sonrasında askere gitti. Askerde arkadaşlarından birinin çaldığı saz sesi onu çok fazla etkiledi. Rocknroll’da özünden uzaklaştığını hissediyordu. Bu ritimde özünü bulmuştu. Askerden dönünce zaman kaybetmeden müziğe devam edip, Türkçe ve Türkü söyleyecekti.

Cem Karaca Ünleniyor

Apaşlar

Askerlikten döndüğünde, dönemin en ünlü Anadolu Rock gruplarından biri olacak Apaşlar ile yolu kesişiyordu. Sonunda fırsatı yakalamıştı ve o da tüm başarılı insanlar gibi bu fırsatı iyi değerlendirdi.

Çeşitli yarışmalara katılıp, grup olarak çeşitli ödüller aldılar. Ödüller aldıkça adları duyuldu, adları duyuldukça da turne teklifleri arttı. Anadolu’nun neredeyse her yerini gezdiler.

Ama gözleri bir yandan da Avrupa’da idi. İmkanlar daha iyi olduğundan dolayı plak kaydetmek için Almanya’ya gittiler.

Siyasi Rüzgarlar

Cem Karaca ve Erol Büyükburç

Dünya o güne kadar hiç görülmemiş bir rüzgar altındaydı. Ve o rüzgar da Türkiye’de soldan esiyordu. Cem Karaca buna kayıtsız kalmak istemeyip grubu politik bir yöne çekmek istedi.

Apaşlar grubunun kurucusu bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Cem Karaca grupla beraber iki şarkı daha çıkarıp baş gitarist Seyhan Karabaş ile Kardaşlar grubunu kurdu.

Kardaşlar grubu ile Almanya’ya gidip bir 45’lik plak daha çıkardılar. Bu plak Türkiye’de çok sattı.

Darbeye Rağmen Eleştirel Dilini Değiştirmedi

12 Mart Darbesi gerçekleştiğinde albüm kayıtları için Almanya’da idi Cem Karaca. Siyasi görüşünün ülkede net olarak bilinmesinden dolayı darbeden bir süre sonra da Almanya’da kalmaya devam etti.

Darbe solun üzerinde balyoz etkisi yapsa da, sanatın dili hala sivriydi. Solun yaralarını, Niksar’ın Fidanları, Kara Yılan, Acı Doktor şarkılarıyla sarmaya çalıştı.

Bu zamanlar darbeden çok etkilenmemişti ama sonrasında darbelerin kariyerine büyük bir hasar vermeyeceği ortaya çıkmıştı.

Türkiye’nin En Büyük Rock Grubuyla

Moğollar

Cem Karaca 1972 yılına bambaşka bir grupla merhaba dedi. Moğolların solisti olmuştu. Anadolu Rock’ın en büyük temsilcilerinden olan Moğollar ile iki yıl beraber sahne aldı.

En iyi şarkılarından biri olarak kabul edilen Namus Belası şarkısını bu grupla besteledi.

Gruplar değişiyordu. Hayatına giren çıkan müzisyen arkadaşları, kadınlar oluyordu ama Cem Karaca’nın sanat aşkı hiç bitmiyordu. Sanat yolculuğuna durmadan devam edecekti. Bu sefer durak Dervişan grubuydu.

Tamirci Çırağı Efsanesi

Cem Karaca Tamirci Çırağı

Yıl 1974’tü Türkiye yine büyük siyası çalkantıların içindeydi. Solcu, emekçiden yana olan kimliğini hiç gizlemeyen Cem Karaca, o dönem bir efsaneye imza atacaktı.

Bu efsanenin adı Tamirci Çırağı’ydı. İnsanlar onu dinlerken bir şarkıdan çok bir roman okuyor, tiyatro veya film izler gibiydi.

İşçiler işçi kalmalıydı Karaca için. Tiyatro köklü bir aileden gelmenin etkilerini sahneye yansıttı Cem Karaca. Tamirci Çırağı’nı söyleyeceği sahnelerde işçi tulumu giyip öyle söylüyordu şarkısını.

Bu dönemde üçüncü evliliğinden oğlu Emrah dünyaya geldi.

Her Ayrılık Yeni Bir Birliktelik Doğuruyor

Cem Karaca Edirdahan

Karaca’nın yolu 1978’de Dervişan’la da ayrıldı. Cem Karaca yollarını ayırdığı arkadaşlarına küsmüyor, onlarla iletişimine devam ediyor ve görüşüyordu.

Bunun yanı sıra beraber yola çıkacağı yeni dostlar, müzisyen arkadaşlar ediniyordu kendine. Türkiye’nin iki ucundaki şehirlerin isminin birleşimi olan (Edirne-Ardahan) Edirdahan isimli bir grupla yoluna devam etti. Egosuz, kompleksi olmayan, halka en kısa yoldan ulaşmayı seven bir adamdı Karaca.

Cem Karaca Göze Batıyor

Cem Karaca Almanya

Yıllar geçiyordu ama Türkiye’de siyasi dengeler bir türlü rayına oturmuyordu. Artık sokaklarda silahlar patlıyor, kan gölüne dönen üniversiteler Türkiye’nin gündemi olmaya başlıyordu.

Yeniden darbenin ayak sesleri duyulmaya başlamıştı. Cem Karaca yine Almanya’dayken askeri darbe gerçekleşti. Cem Karaca siyasetin, kan gölünün, sanatın önüne geçmesini istemiyor, sanatına devam etmek istiyordu. Yani cuntacılarla çatışıyordu. Hakkında tutuklama karar çıktı ve Almanya’da mahsur kaldı.

8 Yıllık Hasret Sonunda Topraklarına Kavuşuyor

Herkes için kolay olmayan yıllardı. Almanya’ya gidip çalışmak belki kolaydı ama ömür boyu ülkesine dönememe fikri Cem Karacayı çok fazla kahrediyordu. Cem Karaca hayatı boyunca burada yaşayamayacağını anlamıştı.

Tıpkı icra ettiği müzik gibi o da bu topraklara aitti. Anadoluluydu, Anadolu çocuğuydu. Eline geçen fırsatı değerlendirdi ve Turgut Özal Almanya’ya ziyarete geldiğinde onun desteği ile 8 yıl aradan sonra çok sevdiği memleketine döndü.

Cem Karaca’ya Tepkiler

Kahya Yahya

1987’de Türkiye’ye döndüğünde tedirgin ama mutluydu. Vatanına dönmüştü dönmesine ama sıkıntılar bitmiyordu.

Kimi insanlar onu Turgut Özal’ın yardımıyla ülkeye döndüğü için döneklikle suçluyordu. Cem Karaca sonunda bunlara cevabı, en yakın arkadaşları Moğollardan Cahit Berkay ve Uğur Dikmen’le bir albüm yaparak verdi.

Kendisine gelen tepkilere ve ülkeden uzak kalmasına neden olmasına rağmen soldan yürümeye devam ediyordu. Tamirci Çırağı’nın andıran Kahya Yahya adlı bir şarkı çıkarıp Altın Güvercin ödülü aldı.

Şov Dünyasına Giriyor

Cem Karaca tv konser

Aktif müzik hayatına bir süre ara verdi. Show Radyo’da Rap Rap programını hazırlayıp, sundu.

1995’te Flash Tv’de Cem Karaca Show’u 96’da ise Efendime Söyleyeyim programını sundu.

5 yıllık ara sonrasında gençliğinden beri aşkı olan müziğe geri dönüp, albüm çalışmalarına başladı.

Ve Ağır Roman adlı film için Resimdeki Gözyaşları adlı şarkısını tekrar kayda aldı. Ve son olarak Kahpe Bizans’ın film müziklerini yaptı. Ölümle yüzleşene kadar müzik hep hayatında devam etti. Barlarda ve Açıkhava da konserlerine ara vermedi.

Hayata Gözlerini Yumdu

Cem Karaca

Ölümünden 10 gün önce bile sahnede olan bir müzik ve vatan sevdalısıydı Cem Karaca.

8 Şubat 2004’de hastaneye kaldırıldı. Doktorların 40 dakikalık müdahalesine olumlu yanıt veremedi. Hayatını kaybetti. Seyyid Ahmed Deresi Mezarlığı’na defnedildi.

Cem Karaca vasiyeti üzerine alkışlarla değil tekbirlerle uğurlandı. Cem Karaca’yı suçlayan, anlamaya çalışmayan ve hatta gençlik döneminde onunla çatışanlar bile, o gün oradaydı. Cem Karacayı son yolculuğunda yalnız bırakmadılar. Ve bu onun ne büyük bir insan ve sanatçı olduğunun belki de en büyük göstergesiydi.

Gökmen Sezgin

instagram.com/benggokmen

@gokmensezgin

  • En Az Filmi Kadar Akıllarda Kalmış 10 Film Müziği

  • Frida Kahlo

    Frida Kahlo Kimdir? 6 Maddede Hayatı ve Eserleri

  • Sesleriyle Fimlere Hayat Veren 12 Dublaj Sanatçısı

  • Düşüncesi Kanayan Yazar: Albert Camus

  • Elektro gitar solo

    Elektro Gitara Yeni Başlayanlar İçin 11 Kolay Gitar Solosu

  • Stefan Zweig

    Stefan Zweig Kimdir? – 7 Eserle Stefan Zweig’ı Tanımak

  • 8 Maddede Nazım Hikmet Hakkında Bilinmeyenler