Alışılmışın Çok Dışında Sıra Dışı 10 Müzik Aleti

İlk insanlar henüz diller oluşmamışken birbirine bir şeyler anlatmak için sanatı kullanılırdı.Bizler daha sonra buna “Tiyatro” ismini verdik.

Sanatsallığa döküldüğü zamanlarda da müziğe ihtiyaç duyuldu. Müzik aletleri ürettik.

Şimdilerde çok ileri seviyeye gelen müzik endüstrisinin en garip ve en eşsiz 10 ürününü inceleyelim.

1. Kontrbas Balalaika

17. yüzyılın sonlarına keşfedilen bu çalgı aleti Rus folk müziğinin kilit taşlarından. Garip bir görünüme sahip çünkü diğer müzik aletlerinden farklı olarak üçgen bir görünümü var.

Aynı gitar gibi parmakla ve deri mızrapla çalınan bu aletin yaygın kullanımında yere kadar uzanan boyutlarda yapılır ve alet tutuşu yerden destek alarak sağlanır.

İstenen ebatlarda da üretimi hala mevcut. Çok çeşitli müzik türlerinde ezgiler yapılabilir. Folk müzik için geliştirilmiş olsa da rock müzikte dahi kullanıldı.

2. American Fotoplayer

Hollywood’un ilk gelişmeye başladığı yıllarda henüz sesli filmler yoktu. 1920’lere kadar müzikal efektleri bu alet ile oluşturuyorlardı.

Bu aleti çalan kişiye pek de müzisyen diyemeyiz. Daha çok operatör diyebiliriz. Çünkü önündeki rulodan işaretlemeleri takip edip birkaç tuşa basıyor, birkaç körüğü harekete geçiriyordu. Bu yüzden 1920’lere kadar epey popülerdi.

Tiyatrolar bu aletten önce müzisyenlere çok büyük paralar harcıyordu. Bu aletle birlikte tek bir makineden yüzlerce farklı ses ve efekt alabiliyorlardı.

1925’te ilk sesli filmler piyasaya çıktıktan sonra Fotoplayer için rafa kaldırılma zamanı gelmişti. Şu anda dünya üzerinde 50 tane var olduğu ve 12’sinin de hala çalıştığı biliniyor.

Videoyu izlerken DJ’lerin nerden türediğini anlayacaksınız.

3. Pikasso Gitar

20 kez Grammy almış bir gitarist olan Pat Metheny için özel olarak 1984 yılında üretildi. Tam bir aerodinamik ve mühendislik harikasıdır.

Pat’in “mümkün olduğu kadar çok telli bir gitar” isteği üzerinde yapılan bu alette, dört adet boyun ve iki ses deliği mevcut. Syclavier bilgisayar sistemine erişim de sağlayabilen bu alet, elektronik müzik için de kullanılabilir olarak tasarlandı.

Döneminin en ünlü müzisyenlerinin ve ses mühendislerinin ortak çalışması sonucunda üretilen bu alet, aşırı pahalı olması ve ucuz alternatiflerinin olmaması sebebiyle çok aşina olmadığımız aletler kategorisinde yerini alıyor.

4. Theremin

Orijinal adı Aetherphone olan bilinen, fiziksel temas olmadan çalınan bu müzik aleti elektronik müziğin atası sayılıyor.

Leon Theremin tarafından üretilen alet, antenleri vasıtası ile alternatif akım kanallarında gerilimleri değiştiren hareketler mantığı ile çalışıyor. Dikey çubuk üzerinde elinizi yaklaştırdığınız gerilim yükselirken ses tizleşiyor. Yatay çubukta ise ses düzeyini kontrol edebiliyorsunuz.

1920’lerde üretimi başlayan bu elektronik müzik aleti hala üretilip satılıyor.

5. Glass Harmonica

Bir cam etrafında ıslak parmakların sürtünmeden ürettiği sesle müzik yapma olayı Rönesans döneminde belgelenmiştir. 1740’lı yıllarda İrlandalı Pockrich bu şekilde müzik yapmayı ilk keşfedenlerden. Hatta öldüğü odada müzik aletinin cam kırıkları olduğu kayıtlara geçmiş.

1761’de ise tanıdık bir isimle karşılaşıyoruz. Benjamin Franklin, müzik aletinin bütün araştırma ve belgelerini topladıktan sonra geliştirmeye koyuldu. 1762’de İtalyan arkadaşı Giambatista Beccaria’ya yazdığı mektupta da geliştirmeyi bitirdiğini anlattı ve müzik aletine methiyeler düzdü.

Gelelim söylentilere. Bu müzik aletiyle ilgili hepimizin kulağına bir şeyler çalınmıştır. Müzik aletinin kesin bir ölümlü vakası yok aslında. Yasaklanmasını isteyen kaynakların birçoğu da Alman bir müzikolog olan Rochlitz’in şu argümanlarını esas alıyor.

  • Herhangi bir sıkıntı çekiyorsanız, çalmayın.
  • Herhangi bir hastalığınız varsa, çalmayın.
  • Melankoli içindeyseniz, çalmayın.

Franklin’e aşık olduğu iddia edilen ve çok iyi bir glass harmonica müzisyeni olan Marienne Davis, 39 yaşında hastalıktan ölünce bu argümanlar daha fazla ses getirmeye başladı. Fakat Franklin dahil birçok müzisyen uzun ömürlü yaşadı.

6. Ağız Kopuzu (Jew’s Harp)

En eski tasvirleri M.Ö. 4. yüzyılda Çin’e kadar uzanan bu müzik aleti, Yahudi Harp’ı olarak adlandırılsa da aslında bir Orta Asya çalgısıdır. Asya’daki tüm Türk kabilelerinde kullanıldığı arkeolojik bulgularla kanıtlanmıştır.

Daha sonra batı müziğinde Beethoven’in öğretmeni olarak bildiğimiz Johann Albrechtsberger tarafından bestelenen senfonilerde de kullanıldı.

Tüm dünya müziklerinde kullanılsa da UNESCO tarafından Avusturya Yahudilerinin Armonik Kültürel Mirası olarak tanımlanan bir belgede yer aldığı için Yahudi Harp’ı olarak adlandırılıyor.

Şaman müziğinde de ciddi bir yeri olan bu enstrümanın da yer aldığı güzel bir gösteri mevcut.

7. Wheelharp


Esasında Leonardo da Vinci’nin bir çalışmasından örnek alınarak yapılan bu müzik aleti film sektörü için geliştirildi.

Yapı ve nota dizilimi itibariyle piyano ile çok benzer mantıkta çalışıyor. Sürekli kontrol edilebilen bir pedal tarafından tekerlek döndürülerek basılan notalar dizginlere sürter ve ses oluşur.

2013 yılında California’da düzenlenen NAMM Show’da tanıtıldı. Üreticileri Jon Jones ve Mitchell Manger’dir.

8. Singing Ringing Tree

2006 yılında İngiltere Lancashire’da yapımı tamamlanan ve esasında müzik aleti olmaktan çok müzikal bir heykel olan bu ağaç, rüzgarın boruların içinden geçmesiyle uğultulu bir ses çıkarıyor.

Panopticons sanat ve yenileme projesindeki planlanan dört heykelden birisidir. Galvanizli çelik borulardan üretildi. Boyu 3 metredir.

2007 yılında İngiliz Kraliyet Mimarlar Enstitüsü tarafından “Mimari Mükemmellik” ödülü aldı. 2017 yılında da ABD’de Austin, Teksas’da ikinci bir Singing Ringing Tree kuruldu.

9. Gameleste

İzlandalı pop sanatçısı Björk tarafından geliştirilen bu alet, bir gamelan ve celeste’nin birleşiminden oluşur.

İlk kez sanatçının Biophilia albümündeki Virüs şarkısında kullanıldı. Kompozit yapısı ile çok derin ve ruhani bir sese sahip.

Normalde gamelan çalmak ciddi seviyede bir müzisyen grubu gerektirirken Gameleste çalan bir müzisyen tek başına bir sürü farklı deneyim hazırlayabilir.

Ayrıca celeste ile de batı müziğinde piyano ile çağrışım yaptığı için birçok müzisyen tarafından kolaylıkla kavranabilir bir enstrüman haline geliyor.

Björk’ün bir virüsün yaşamını betimlediği şarkısında bu enstrümanı dinleyebilirsiniz.

10. Hydraulophone

2005 yılında Steve Mann tarafından geliştirildi ve 2011 yılında patenti alındı. Mantığı, akışkanların direncinden üretilen sesin parmaklarla kontrolüne dayanır. Hidrolik, zaten müzik endüstrisinde oldukça sık kullanılan ve 12 jet, 45 jet gibi kendi literatürünü yaratmış bir yöntemdir.

Nefesli, vurmalı, tuşlu enstrümanlarda kullanılır. En çok bilinen versiyonu da 12 jet hidrofondur. Tıpkı piyanoda olduğu gibi darbe hassasiyeti de vardır. Sert vuruşta gürültülü ses, yumuşak dokunuşta daha yumuşak sesler çıkartır.

Ahmet Can İlhan

Araştırma bağımlısı, çok okuyan, çok gezen, az bilen, öz bilen.

@ahmetcanilhan

  • Elektro gitar solo

    Elektro Gitara Yeni Başlayanlar İçin 11 Kolay Gitar Solosu

  • Türk Kahvesinin 5 Muhteşem Faydası

  • Okuyunca Şaşıracağınız 5 İlginç Tesadüf

  • İlk Yardım Nedir, Nasıl Yapılır, ABC’si ve Çantasındakiler

  • 5 Maddede Cadılar Bayramı

  • Ağaçlara Çaput Bağlamak

    Yaygın Olarak İnanılan 8 Batıl İnanç

  • Dünya’nın Sonu Temalı 10 Başarılı Film