Depresyonun Göze Çarpan 7 Yönü

Depresyon, duygudurum bozukluklarından en yaygın gözlenenidir. Duygudurum bozuklukları depresyon ve bipolar bozukluk olarak temelde ikiye ayrılır.

Depresyona yakalanma oranı günden güne artış göstermektedir. Bu yüzden depresyon, incelenmesi ve bilinmesi gereken önemi konular arasında başı çekmektedir.

Günlük hayatta dillerden düşmeyen depresyonun bilinmesi gereken en önemli 7 yönü.

1. Depresyon ve Üzüntü Birbirinden Farklıdır

Üzüntü parmağınızdaki küçük bir kesik ise, depresyon açık kalp ameliyatı olmak gibidir. Üzüntüde ne hissedildiği açıklanabilirken, depresyonda boş ve açıklanamaz hissedilir. Üzüntü, herkesin sıklıkla yaşadığı günlük hayatımızda yaşanan normal bir duyguyken, depresyon, kapana kısılmış hissi uyandıran bir hastalıktır.

Depresyon kesinlikle bir uzman yardımı gerektirirken, üzüntüyle baş etmek bizi mutlu eden eylemleri gerçekleştirmekle mümkün kılınabilir. Depresyon tanısı koyulabilmesi için belirtilerin en az iki hafta gözlenmesi gerekmektedir. Bu, depresyonu üzüntüden ayıran en önemli noktalardan biridir.

2. Depresyonun Göze Çarpan Belirtileri

Depresyonda üzüntü, kaygı, umutsuzluk, öfke, suçluluk ve aşırı hassaslık gibi duygusal belirtiler dikkati çekmektedir. Bu duygusal belirtilere ek olarak zihnin içinde sürekli yinelenmeye başlayan şeyler vardır. Bunlar, bütün durumlardan kendini suçlama, konsantrasyon eksikliği, hatırlamada güçlük, kararsızlık ve belki de en tehlikelisi olan ölüm ve intihar düşüncesidir. Bu duygu ve düşünceler depresyonda olunup olunmadığına dair sorgulanması için önemli belirtilerdendir.

Tüm bunlara ek olarak ağlama, aşırı ya da az uyku, kilo kaybı veya artışı, açıklanamayan ağrılar, kronik yorgunluk, görünümde değişiklik gibi belirtiler iki haftadan uzun süre gözleniyorsa kesinlikle bir uzmana başvurulmalıdır.

3. Kadınların Depresyona Yakalanma Oranı Erkeklerden Daha Fazladır

Kadınlarda depresyon, erkeklerin yaklaşık iki katından fazla gözlemlenir. Bu oranın kadınlarda iki kat fazla olması, hormonal ve geleneksel kadın modeliyle ilişkilendirilmektedir.

Kadınlarda premenstrüel sendrom, doğum ve gebelik dönemlerinde değişen hormon düzeyleri, duygudurum üzerinde güçlü bir etki yaratmaktadır. Hatta depresyon çeşitlerinden biri olan doğum sonrası (postpartum) depresyon buna verilebilecek en iyi örneklerdendir.

Buna ilaveten ne yazık ki sıklıkla karşılaşılan bir durum olan fiziksel ve cinsel istismarın da kadın depresyonu üzerinde rolü oldukça güçlüdür.

4. Depresyonun En Bilinen Çeşitleri

Major, diğer adıyla klinik depresyon, depresyon çeşitlerinden en tehlikeli olanlardan biridir. Major depresyona sahip hastaların %10-15’inde intihar gözlenebilmektedir ve tıbbi müdahale zorunludur.

Mevsimsel depresyon, genellikle kış aylarında, gün ışığının eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan depresyon çeşididir. Mevsimsel depresyon genellikle Kanada, Norveç gibi yüksek enlemli ülkelerde daha sık görülmektedir. Melatonin hormonunun salgılanmasıyla bağlantılı olarak depresyon ortaya çıkmaktadır.

Distimik bozukluk, kronik depresyon olarak da adlandırılır. En kısa tanımlarından biri arka plan depresyonudur. İki yıldan uzun sürmesi ve major depresyon belirtilerinin azaltılmış biçimiyle dikkat çeker.

Doğum sonrası depresyon, annenin iyi bir anne olamayacağı endişesiyle, çocukla bağ kurma problemi yaşamasıyla sonuçlanan depresyon türüdür.

5. Depresyonun Tetikleyicileri

Depresyon geçmişine sahip olmak depresyonun tekrar nüksetmesinde oldukça etkilidir. Bir diğer önemli faktör ise genetik yatkınlıktır. Ailesinde depresyon olanların depresyona yakalanma oranının 2-3 kat arttığı tespit edilmiştir.

Stresli bir yaşam depresyonun en önemli tetikleyicilerinden biridir. Serotonin ve norepinefrin hormonlarının salınım ve üretiminde bir sorun olması da depresyonun tetikleyicilerindendir. Alkol kullanımının da depresyon üzerinde önemli bir etkisi olduğunu yapılan araştırmalar göstermiştir.

6. Depresyonla Baş Etmek Mümkün

Depresyonla baş etmenin başlıca yolu yaşamayı istemekle ilintilidir. Buna ilaveten yediklerimizle yaşamımız arasında güçlü bağlar kuran pek çok uzman vardır.

Sağlıklı, doğal, işlenmemiş yiyecekler tüketmenin mutlulukla ilgisi olduğunu tecrübe edeceksinizdir. Hayatın içinde yer almak, geleceğe dair hedeflerinizin, umutlarınızın olması depresyonla savaşmak için birebir etkilidir.

Negatif düşünceleri ve insanları hayatınızdan uzaklaştırmak da sizi depresyondan bir adım geriye itecektir. Düzenli ve sağlıklı uyku da dibe sürükleyen bir hayattan uzaklaştırıcı bir etmendir.

7. Depresyona Yakalanmış Ünlüler

Depresyona güçsüz insanların yakalanacağına dair bir yanılgı oldukça sağlıksız bir düşüncedir. Herkes olası depresyon hastasıdır ve değişen dünya şartları, teknoloji, stres toplumdaki depresyon oranını arttırmaktadır.

Örneğin ünlü politikacı Winston Churchill depresyonunu kara köpek olarak nitelemektedir. Bir başka örnek ise ünlü oyuncu Robin Williams’ın depresyonuyla baş edemediği için intihar ettiğine dair söylentiler vardır.

Depresyonla mücadele etmiş diğer ünlüler ise Angelina Jolie, Abraham Lincoln, Sherly Crow, Anne Hathaway, Isaac Newton, J.K. Rowling, Jim Carrey, Princess Diana olarak sıralanabilir.

Beyza Afşar

@beyzaafsar

Twitter'da Bizi Takip Edin

Yorumlar

  • 5 Maddede Asperger Sendromu Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • alarm

    Geç Uyanmak İstiyorum Diyenler İçin 7 Strateji

  • halüsinasyon görmek

    Halüsinasyon: Çeşitleri ve Nedenleriyle Beynin Gizemli Oyunu

  • Zeka Nedir ve Nasıl Ölçülür? – Zekanın Tanımı ve Teorileri

  • Düşüncesi Kanayan Yazar: Albert Camus

  • Takip Edilesi Az Bilinen 15 Türk Youtube Kanalı

  • 5 Basamakta Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi