Eski Mısırlıların Kullandığı 15 Şaşırtıcı Uygulama

Eski insanların bizden oldukça farklı olduğunu sıklıkla düşünürüz. Şimdilerde bize çok garip gelen geleneklere ve uygulamalara sahiplerdi.

Hiç bilmediğimiz diller kullansalar da, arkeologlar bu konudaki düşüncelerimizin çok da yanlış olmadığını söylüyorlar.

Ne tür günlük alışkanlıkları vardı, ne tür oyunlar oynarlardı gibi soruların cevabı hem bizimkilere çok benzer, hem de oldukça farklı.

Aşağıda Eski Mısır Medeniyetinin bilimsel faaliyetleri ve bilime katkılarını okuduğunuzda ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız. .

1. İcat Edilen Yazı Dili

Mısır hiyeroglif alfabesi

Bu, tüm buluşlar arasında sanırım en değerli olanı. Hiçbir bilginin kaydedilemediği bir dönemde Mısırlıların bulduğu yöntem aslında dâhiyane sayılıyor.

Hiyeroglif olarak literatüre geçen ve aslında “pictogram” adıyla bilimsel olarak adlandırılan sistem, durumların ve oluşumların resimli tasvirinden meydana geliyor.

Daha sonraları şu an kullandığımız alfabelere benzeyen karakterler geliştiriliyor. Bu da soyut fikirlerin anlatıma dökülmesine yardımcı oluyor. Belki de piramitlerin projesini işçilere bu yolla anlatmışlardır.

2. Masanın İcadı

Ancient Egyptian tables

Çok garip gelse de, araştırmacıların söylediğine göre Eski Mısırlılardan önce masa yoktu. Ve ilk kez Mısırlıların aklına, yemek yerken bir mobilyaya ihtiyaç duyulabileceği geldi.

Belki de oyun oynamak için bir masaya ihtiyaç duymuşlardır kim bilir. Aslında, Eski Mısır’ın başlangıç tarihi konusunda da net bir bilgi mevcut değil.

Tarihin ilk medeni topluluklarından olduğu kesin olarak biliniyor sadece. Yine de masanın icadı için biraz geç bir tarih gibi geliyor.

3. İlginç Bir İcat: Peruk

Ancient Egyptian Wigs

Şahsım adına, hayatımda öğrendiğim en ilginç bilgilerden birisidir bu. Evet, Eski Mısırlılar peruğu icat ettiler. Çıkış noktası ise sıcak iklime bir çözüm arayışı hem de.

Mısır bildiğiniz üzere çölün üzerine kurulu bir medeniyet. Bu yüzden Eski Mısırlı birçok kadın ve erkek saçlarını kestiriyordu. Hem de kazıtıyorlardı. Bu yüzden birçok Eski Mısır filminde Mısırlı erkekleri kel olarak görüyoruz.

Sıcak havalara rağmen bazı insanlar kafalarında saç olmasını istiyordu. Aynı zamanda rahat etmek de istiyorlardı. Bu yüzden peruk icat edildi ve rahat etmek istendiğinde çıkarılıyor, güzel görünmek istendiğinde takılıyordu.

Ve işte en garip kısım geliyor. Normal şartlarda koyun tüyünden yapılan peruklar kullanılıyordu. Fakat zengin insanlar istediği takdirde, gerçek bir insanın kesilen saçlarını da kullanabiliyordu.

4. Meteorlardan “Demir”in Çıkarılması

Andy Tindle / Open University

Arkeologlar, Antik Mısır mezarlarında küçük metal boncuklar buldular. 1911’de Mısır’ın kuzeyinde ziyadesiyle bu küçük boncuklar bulundu.

Bu boncukları özel yapan şey ise erimiş demirden yapılmış olmalarıydı. İşin ilginç tarafı, Mısırlılar bu boncukların üretiminden 2000 yıl sonra demiri işlemeyi keşfetmişti.

Peki, bu metal boncuklar nasıl yapıldı? Kimyasal testler, bu boncukların meteorlardan geldiğini söylüyor. Hiyerogliflerde de demir için yapılan tanımın “göklerden gelen metal” şeklinde sembolize edildiği görülüyor.

5. Diş Macununun İcadı

Eski Mısır diş macunu

Evet, Mısırlılar diş macununu icat etti ve bunun mit olma olasılığı neredeyse sıfır. Onlarca belge ve dokümanla kanıtlanmış bir gerçek. Mısırlılar M.Ö. 5000 yılı civarlarında diş macununu keşfetti. Peki, buna sebep olan neydi? Neden dişlerine bakım yapma gereği duydular?

Kuvvetle muhtemel, sadece romantik buluşmalar için gerçekleşmedi bu icat. Mısırlıların dişleriyle ilgili ciddi problemleri vardı. Mısırlıların yedikleri yiyeceklerde çok miktarda kum bulunuyordu.

Tüm ülkenin, yılın 250 günü kum fırtınaları altında kaldığını düşünürsek, çok da garip karşılanmayacak bir durum. Ve kum, diş yüzeylerine ciddi zararlar veriyordu. Bu yüzden dişlerini temiz ve sağlıklı tutacak bir şeylere ihtiyaç duydular. Bu ihtiyaç için de diş macunlarının atası olan şeyi keşfettiler.

Karışım için “şey” demek daha doğru çünkü kül, yanmış yumurta kabuğu ve öküz toynaklarında oluşuyordu. Pek de ağzımıza koymak isteyeceğimiz şeyler gibi durmuyorlar.

6. Kürdanın İcadı

Bana sorarsanız Mısırlılar kumla ciddi problem içerisindeydi. Macundan sonra kürdanın icadı ile diş bakımına ne denli önem gösterdiklerini anlamış oluyoruz.

Birçok mezarın ve piramitlerdeki lahitlerin içinde kürdan kalıntıları bulunduğu geçiyor kayıtlarda. Burada bir diğer değinmemiz gereken nokta sanırım şu olacaktır: Mısırlılar, ölümden sonraki hayata inanıyor ve ona göre mezarlarını hazırlıyorlardı. Dişlerin, kemik yapılı olduklarını biliyor ve iskelet sisteminin dayanak olduğundan haberdarlardı.

7. Nane Şekerinin İcadı ve Kullanımı

Mısırlılar sadece dişleri ile değil, ağızları ile de ilgileniyordu. Nefeslerinin temizliği için nane şekerini icat ettiler. Tam olarak nane şekeri değil ama Türkçe anlamı buna denk geliyor.

Eski insanlar için de ağız kokusu, şimdi olduğu gibi hoş karşılanan bir şey değilmiş anlaşılan. Tıp girişimlerinin oldukça ileri seviyede olmasına rağmen, Eski Mısır’da dişçi yoktu. Dolayısıyla çürük bir dişle baş etmenin de bir yolu keşfedilmiş sayılmazdı.

Bilim insanları incelemeler sırasında genç mumyalarda bile çok yıpranmış dişlere rastladılar. Muhtemelen bu insanların ağzı baya kötü kokuyordu. Bu sebeple de nane şekerlerini ürettiler. Tarçın ve reçine, balla birlikte kaynatılıyor ve peletler olarak üretiliyordu.

8. Tedavilerde Antibiyotik Kullanımı

Evet, Eski Mısır insanları 20. yüzyıldan çok daha önce bir çeşit antibiyotik kullanıyorlardı. Fakat bunu pek de bilinçli yapıyorlar gibi gözükmüyor.

İltihaplı yaraların tedavisi için küflü kurabiyeler kullanıyorlardı. Antibiyotik olarak bildiğimiz çok yüksek tetrasiklin seviyelerine sahip püreyi andıran bir şeyi fermente ettiler. Ancak, Mısırlıların bu tarifin neden işe yaradığını anladıklarını kanıtlayan bir belirti yok.

Kullandıkları şey onlar için aslında “kocakarı ilacı”ndan farksız olmasına rağmen, işe yaradığı için uzunca bir süre kullanmaya devam ettiler.

9. Göz Makyajının Keşfi

Eski Mısır göz makyajı

Muhtemelen sizin de dikkatinizi çekmiştir. Eski Mısır filmleri izlediğinizde, hem erkek, hem de kadınlarda göz makyajları, kaş boyaları gibi süslemelere rastlarsınız. Bu, Eski Mısır’da soyluluğun bir sembolüydü.

Kişi ne kadar çok makyaj yapmışsa, sosyal statüsünün o denli yüksek olduğu anlaşılırdı. Genellikle siyah makyaj kullanılırdı. Fakat bakır taşı kullanılarak yapılan yeşil makyajlar da vardı. Soylular arasında siyah makyajın gösterişine göre hiyerarşik konum belirlense de, yeşil makyajın ne manaya geldiği henüz çözülebilmiş değil.

10. İlk Polis Teşkilatının Kuruluşu

Eski Mısır'da polis

Bildiğimiz anlamda polis teşkilatı olmasa da “patrol” olarak adlandırılan devriye ekipleri kurulmuştu.

Orta Krallık zamanında kurulan bu teşkilat, milattan önce 2500 ve 1800 yıllar arasında görev yaptı. En sadık savaşçılar ve yabancı paralı askerlerden oluşuyordu.

Bu teşkilatın üyeleri silah ya da benzeri aletlere sahip değildi. Köpekler ve eğitimli maymunlar eşliğinde dolaşırlardı. Bugünkü polislerin yaptıkları görevler dışında Eski Mısır polisleri vergi memurlarını da korurlardı.

Polis memurları halkı, vergilerini zamanında ödemeleri için zorlama hakkına sahiplerdi. Hatta teşkilat içerisinde dedektifler bile vardı. O zamanlara göre en büyük mezar soygunlarını araştırmaları için oluşturulmuştu bu birim.

11. Takvimin İcadı

Eski Mısır Takvimi

Bizler takvimi, önemli olayları hatırlamak ve planlamalarımızı yapmak için kullanırız. Ancak Mısırlılar, takvimi hayatta kalabilmek için icat ettiler.

Nil Nehri’nin taşkın zamanlarını hesaplayabilmek, taşkından sağ çıkmak, hasatlarının sular altında kalmasını önlemek için böyle bir keşfe ihtiyaç duyuldu.

Bir yıl içerisinde üç mevsim yapmışlardı. “Su Baskını”, “Yetişme” ve “Hasat”. Her bir mevsim 4 ay, her ay da 30 gün içeriyordu.

Bu hesaba göre Mısır takvimi, bizim takvimimizden 5 gün sapmış durumdaydı. Önemsiz görünse de, aslında öyle değil. Birkaç yıl içerisinde önce aylar kaymaya, daha sonra da mevsimler kaymaya başlayacaktı. Yetişme mevsimi beklerken kendilerini bir anda Su Baskını’nın ortasında bulabilirlerdi.

Bu yüzden Hasat ve Su Baskını mevsimleri arasına fazladan 5 gün eklediler. Bu tarihleri de dini bayram ilan ettiler ve yeni yıl başlamadan tatillerini yapıyorlardı.

12. İlk Bira Üreticisi Olmaları

Piramitlerin yapımında çalışan işçilerin günlük 4-5 litre bira olarak ödemeyle çalıştırıldığını muhtemelen duymuşsunuzdur. Beni burada asıl şaşırtan şey, o kadar bira içip de ertesi sabah iş için nasıl kalktıklarıydı. Ya da gerçekten bira onları sarhoş ediyor muydu?

Mısırlıların birayı tam anlamıyla sarhoş olmak için kullanmadıkları aşikâr. Yine de Eski Mısırlıların demlenme konusunda üst düzey olduklarını kabul ediyorum. Mısırlılar alkollü içkinin ilk üreticileriydi.

13. Kapı Kilidi Kullanmaları

Aslında kapı kilidinin tarihsel olarak Çin’de de benzer zamanlarda icat edildiğini düşünüyor araştırmacılar. Bu da bizi, Eski Mısır’da insanların ziynet eşyaları olduğuna ve bunları koruma ihtiyacı güttüğü gerçeğine götürüyor.

Kapı kilidi mekanizmaları, şu anda kullanılanlara oldukça benziyor. Kendine özel tasarlanmış anahtarları olan kapı kilitleri mevcut. Anahtarı olmadan ya da başka anahtarla zorlanan kapı kilitleri açılamıyordu.

Yani, hala kilidi kapattığımızda evlerimizde güvenle oturmamızı sağlayabiliyorsak, artık kime teşekkür etmemiz gerektiğini de biliyoruz.

14. Bowling Oynamaları

Çölde yaşadıkları düşünüldüğünde, beni yine en çok şaşırtan uygulamalardan biri de Eski Mısırlıların bowling oynamaları.

Arkeologlar, Kahire yakınlarında bulunan antik bir yerleşkede milattan önce 3200 yılına ait olduğunu düşündükleri, oyulmuş şeritlerden oluşan bir oyun odası buldular.

Odanın içerisinde dört parmak girişi bulunan farklı ebatlarda toplar da bulundu. Oyunun amacı şu an olandan biraz daha farklıydı. Oyuncular şeritlerin iki tarafına diziliyordu ve dubaları nişan almıyorlardı.

Asıl amaç topu, ortadaki delikten geçecek şekilde atmaktı. Yarışan iki takım aynı şeyi karşılıklı uçlardan yapmaya çalışıyordu. Birayla birleştirildiğinde güzel bir kutsal cumartesi yaptıklarını düşünebiliriz.

15. Göz Tedavisi Yapmaları

Eski Mısır göz tedavisi

Enfeksiyon, Mısır gibi coğrafyalarda ortak bir felaket sayılabiliyordu. Tedavi için de çok çeşitli ve bazen de oldukça sıra dışı metotlar kullanıyorlardı.

İnsan beyninden yapılan bakteriyel boyalar ve ilaçlar kullanıldığına dair kesin bulgular var. Hatta küçük bir tarif bile var.

Bir insan beynini ikiye bölün. Birinci parçayı biraz bal ile karıştırın ve hasta göze gece yatmadan önce uygulayın. Öbür parçayı kurutun ve onu da sabah gözünüze uygulayın.

Mısırlıların beyni nerden bulduklarını bilmiyor ve sırf bunun için cinayet işlemediklerini umuyorum. Ayrıca bu tedavi yöntemlerinin işe yaradığına dair herhangi bir bulgu da yok. O yüzden denemeyin! Hem gözünüzden, hem de özgürlüğünüzden olursunuz.

Ahmet Can İlhan

Araştırma bağımlısı, çok okuyan, çok gezen, az bilen, öz bilen.

@ahmetcanilhan

Twitter'da Bizi Takip Edin

Yorumlar

  • 12 angry men film

    Hukukçuların Mutlaka İzlemesi Gereken 10 Film

  • Şifaiye Medresesi Sivas

    Yolu Sivas’a Düşeceklerin Mutlaka Gitmesi Gereken 10 Yer

  • Açıklanamayan 10 Gizem Dolu Keşif

  • Antik Dünyadan 10 Modern Oyuncak

  • Kendini Gerçekleştiren İnsanların 10 Özelliği

  • Ayrılık acısı

    Ayrılık Acısını Hafifletmek İçin 10 Tavsiye

  • psikoloji savunma mekanizmaları

    Sık Kullandığımız 12 Savunma Mekanizması