İnsan Psikolojisinin 20 Değişik Özelliği

Eski Mısır, Yunan, Çin uygarlıklarında felsefenin inceleme konusu olarak karşımıza çıkan psikoloji, 19.yy’da bağımsızlığını ilan ederek o zamana kadar olan çalışmalarını kat be kat ileri götürmüş ve günümüzde insan psikolojisine dair birçok şey açıklığa kavuşmuştur.

Psikoloji biliminin atası olarak kabul edilen Wilhelm Wundt, 1876 yılında Almanya’da Liebzig Üniversitesi’nde ilk psikoloji laboratuarını kurdu. Geçen bu kadar zamanda insan psikolojisine dair ortaya atılan onlarca teori, bilimsel deneylerle ya kanunlaştı ya da silindi gitti.

Bu listemizde, kanunlaşan en garip 20 psikolojik teoriden bahsedeceğiz.

1. Pareidolia

Pareidolia

Literatürde, belli belirsiz duyulan veya görülen bir uyaranın beynimiz tarafından netleştirilmesi olarak geçen bu durum, aslında bir yanılsamadan ibaret.

İnsan beyni, psikolojik açıdan gördüğü veya duyduğunu tanımlamak istiyor. Bu yüzden böyle bir yanılsama oluşturuyor. Örneğin ay yüzeyinde, bulutlarda, toprak şekillerinde yüzler görenler ve geceleri silüetler görüp de hayalet diye ihbar edenler.

En sempatik örneği Tweety’nin “Bir kedi gördüm sanki” demesi olsa da, çok çılgın deneyimler kayıtlara geçmiş. Şarkıları tersten dinlediğimizde ortaya çıkan yanılsamalar da buna bir örnektir. İleri derece klinik hastalarda da hepimizin aşina olduğu Rorschach Mürekkep Testi ile tanı konuluyor.

2. Golem Etkisi

Ebeveynleri direkt olarak ilgilendiren bu etki, bir insan üzerinde oluşan düşük beklentinin, kişiyi hakikaten başarısızlığa itmesi durumudur.

Günlük hayattan net örnekler verebiliriz. Kilolu bir insana yakın çevresindekiler “Asla kilo veremezsin!” gibi ifadelerle yaklaştığında, kişi bunu ister istemez kendi bilinçaltına empoze edebilir ve ne gerçek manada çabalamaktan vazgeçebilir.

Tehlikeli olan durumsa şudur. Şayet böyle bir kişilik idareci olarak görev yaparsa oldukça gaddar olabilmektedir. Bu kez de golem etkisi yerini başarısızlık korkusuna bırakmakta. Bazı uzmanlar Hitler için bu etkinin olduğunu söylemiştir.

3. Aptal Puma Sendromu

Atılan taşın vurulan kuş için çok fazla olması durumudur. Puma ile ilişkilendirilmesinin sebebi de pumanın “Enerjinin korunumu yasası” hakkında tecrübeli olmasından ileri gelir. Giren enerji ile çıkan enerji dengelenmelidir.

Bu yüzden bir geyik avlayacaksa eğer çok daha fazla efor sarf ederken, bir sincap için çok daha az koşu yapar. Hatta koşu sırasında da hesabını yapar. Şayet av için gereğinden fazla enerji harcayacağını hissederse hemen koşmayı bırakır ve başka avlara yönelir.

Bu durumu gerçekleştiremeyen insanların tanısı da, psikoloji biliminde Aptal Puma Sendromu olarak geçer. Herhangi bir iş için olmayacağını bilerek ya da olacaksa bile gereğinden fazla çaba göstererek çalışanlar için kullanılır.

4. Charles Bonnet Sendromu

Charles Bonnet Sendromu

Zamanla görme yetimizin azaldığı bir gerçek ve bazılarımız yaşlanırken bu görme yetisi kaybına ek olarak halüsinasyonlar görmeye başlıyoruz. 

Hiçbir şekilde bunama değildir. Eğer yakınlarınızdaki yaşlılardan birisi sanrılar gördüğünü söylüyorsa, hasta gözüyle bakmaya gerek yok. Araştırmalar bu durumun 65 yaş üstü insanlarda %10’dan daha fazla görüldüğünü ispatlıyor.

İlk kez 1769’da ismini aldığı Charles Bonnet tarafından tarifi yapılan bu sendromda halüsinasyonlar genellikle geometrik şekiller ve çocuksu karakterler şeklinde meydana geliyor. Aslında bu da görsel uyaranın eksikliğini tamamlamak olan Pareidolia ile de açıklanabilir.

5. Kriptomnezi

Kriptomnezi

Kaynağı hatırlanmayan bilgi ile karıştırılmaması gereken durumdur. Kriptomnezi Türkçe’ye “Saklı Anı” olarak çevrilen; kişinin öğrendiği bir bilgi ya da durumu hatırlarken kaynaksız bir bilgi olduğuna ve kendisinin ürettiğini inanmasına neden olan psikolojik durumdur.

Kavramı ilk ortaya atan Carl Jung olarak değerlendirilse de, kendisinden 10 yıl kadar önce Theodore Flournoy tarafından bir seminerde tespiti yapılmıştır. Çok benzer bir tanımda Freud’un Psikanaliz’inde mevcuttur.

6. Etiketleme Teorisi

Howard S. Becker’in “Outsiders” adlı kitabında bahsi geçen bu durumu günlük hayatımızda sıklıkla görüyoruz. “Çamur at izi kalsın” tam olarak bunun için söylenmiştir aslında. Toplum mühendisliği, medya aracılığıyla çok sık yapmaktadır.

Çok güzel bir kadının hırsızlık yaptığına veya katil olduğuna inanmakta güçlük çekmemiz gibi tersinir bir durumu da vardır.

Aslında kişi üzerinde çok ciddi psikolojik problemlere yol açar. Hapisten çıkmış bir insanı kimse işe almak istemez. Özellikle hırsızlık gibi yüz kızartıcı suçlardan girmişse. Etiketlenmiştir artık birey ve bundan sonra yaşayacağı her şey Golem etkisini doğurur.

7. Self-Fulfilling Prophecy

Favori özelliğim budur benim. Eminim sizlerin de öyle zira her zaman karşılaşırız bu durumla. Türkçe’ye “Beklenti Etkisi” olarak çevrilmiş olan bu durum kelime manasıyla “Kendini Gerçekleyen Kehanet” olarak daha açıklayıcıdır.

“Aklıma gelen başıma geldi”, “En başından beri biliyordum” gibi söylendiğimiz durumlarda aslında psikolojimiz arka planda kendi kehanetini gerçeklemeye çalışıyor. Basit bir örnek olarak kahve falı baktıran bir genç kızı düşünelim. Falcı ona sevgilisiyle yakın zamanda kavga edeceğini söylemiş olsun. Kızcağızımız bu durumda o kavganın geleceği günü bekleyeceği için sürekli ofansif davranışlar sergileyecek ve kavgayı muhtemelen kendisi başlatacaktır.

İkili ilişkiler için daha kötüsü de aldatılma korkusu ile başlar. Taraflardan birisi bu kehanetini beynine yerleştirdiği anda davranışları baskısallığa doğru devam eder ve sonunda karşı tarafı boğmaya başlar ve belki aldatılma senaryosunu da gerçekler.

Olumlu yönde de kullanılabilir bu durum. Kendinizi sürekli başarılı olmaya konsantre ederseniz, mantıklı ölçülerde bu yolda yöntemler türetmeye başlarsınız. Dolayısıyla başarının kapısını aralayabilirsiniz.

8. Seçimsel Paradoks Algısı

“Yeterli sayıdan daha fazla seçenek sizi memnun değil, mutsuz eder” olarak tanımını yapan Barry Schwartz tarafından ortaya atılan bu durum, birçok uluslar arası şirketin katalog belirlemesinde epey yardımcı olmuştur.

Kitaptaki tanıma göre istemine yaklaşık olarak uyan sonucu seçim yapanlar “Satisficer”, en iyi seçimi yapma kaygısıyla dönüp dönüp bakanlar “Maximizer” olarak anlatılır. Maximizer tanımı da “faydayı maksimize etmek” psikolojisinden geliyor.

9. Münchausen Sendromu

Baron Karl Friedrick Münchausen’den ismini alan bu sendrom çocukça görünse de yetişkinlerde de sıklıkla rastlanan psikolojik bir rahatsızlıktır.

İlgi eksikliğinden kaynaklandığı ileri sürülen bu sendrom, hasta değilken hasta taklidi yapma şeklinde baş gösteriyor. Normal bireyler için anlaşılması zor olsa da bu tip psikolojik rahatsızlık yaşayanlar hastanelerde doktor ilgisi görmek istiyor.

İsmini aldığı Baron da kendi döneminde gezginlik yapıp her yerde palavralar anlatmasıyla meşhur olduğu için bu isimle tanımlanıyor.

10. Konversiyon

Münchausen ile farkı şudur: burada insanlar gerçekten hasta oluyor. Genellikle kendini ifade edemeyen insanlarda görülüyor.

Stresin şeker hastalığına, tansiyon hastalığına sebep olması buna örnek gösterilebilir. “İnsan konuşa konuşa” deyimi psikolojik bir gerekliliktir aslında. Derdini tasasını anlatamayan birey kendi içinde iyice büyütür ve ciddi fiziksel sıkıntılara yol açar.

En hafif örnekleri saç kıran, vücutta kızarıklıklar olarak görülürken daha ciddi örnekleri felç kalmaya kadar uzanır.

11. Anhedoni

Günlük hayatta normal şartlarda zevk alınacak aktivite veya durumlardan keyif alamama durumu olarak tanımlanır.

Haz yitimi olarak da adlandırılan psikolojik durumun en bilinen hastalık versiyonu Nymphomania (seks esnasında tatminsizlik sonucu oluşan düşkünlük) olarak kayıtlara geçmiştir.

Sebepleri arasında genellikle uyuşturucu madde kullanımı göze çarpıyor. Uyuşturucu etkisindeyken normal zevkler esnasında salgılanandan çok daha fazla serotonin salgılandığı için bir nevi çıta yükseltiliyor. Bu sebeple normal hayattaki aktiviteler bireye artık yeterli keyfi verememeye başlıyor.

12. Aleksitimi

Aleksitimi

Bu da sadece mutluluğu değil, üzüntüyü de unutma durumu. Genel olarak bütün duygularını fark etme ve tanımlama güçlüğü olarak tanımlanan bu durumda birey hasta değildir.

Literatürde direk olarak psikolojik kişilik olarak yerini almıştır. Aleksitimik kişiler için “duygusal sağır” tabiri kullanılır. Toplum içinde de oldukça sık rastlanılan bir psikolojidir. Zekasına hayran kalsak da sosyal ortamlarda çekilmeyen tipler Aleksitimiklerdir. Dizilerde, filmlerde de bu tiplerle karşılaşırız.

How I Met Your Mother dizisindeki Robin karakteri, Fight Club’taki Marla Singer karakteri aleksitimik karakterlerdir.

13. Guilty Pleasure

Suçlu Zevkler gibi basit bir çeviri tanımlaması yapılabilir. Ajdar’ın bir şarkısını dinlemek buna net bir örnektir. Gereksiz, faydasız olduğunu bile bile istemsizce yapılan eylemlerin hepsi insan psikolojisinde bu isimle yer alır.

Hiç pop müzik dinlemeseniz de o sıralar hit olan bir şarkının nakaratına ezbere eşlik edebilirsiniz. Çünkü dinlemeseniz de beyniniz bu tip sevmediğiniz şeyleri arka planda işlerken biraz daha öncelikli işliyor.

Aslında sevilmeyen şeyin tanımlanmasını kolaylaştırmak için yapıyor. Fakat yine de sizin için iğrenç olan o şarkıyı öğreniyorsunuz.

14. Episodik Hafıza

1972 yılında Psikolog Endel Tulving tarafından ortaya atılan bu hafıza, herhangi bir bilgiyi öğrenme anını hatırlamanızı sağlıyor.

Örnek olarak eski bir arkadaşınızı düşündüğünüzde o arkadaşınızla ilgili “onunla tanıştığımda yağmurlu bir gündü, akşamüstü X bulvarın köşesindeki kahvecide Elif, Mehmet ve Sinan’la otururken bize katılmıştı” tarzında bir cümle kurabiliyorsanız, bu cümleyi size episodik hafızanız sağlar. Araştırmalara göre kadınlarda daha güçlü olduğu tespit edilmiştir.

15. Gestalt Psikolojisi

Her gün üniformasıyla gördüğünüz polis bir tanıdığınızı bir gün akşam ailesiyle köşedeki pastanede çay içerken gördüğünüzde hemen tanıyamama durumudur. Temelde bütüne odaklanmaktan kaynaklıdır, insan psikolojisi parçalardan ziyade bütünsel algıya açıktır. Aşağıdaki kısmı okurken bunu daha net anlayacaksınız.

İansn psiokljosii ypaı oalark bu klmlern hraf hraf nsıal ylaızıdkrlanıa dğiel, btüün oalark gröüüdnnğüe oaldkıanr.

Ya da Mona Lisa tablosunun renkleri değişse de bütününü bildiğimiz için anında tanırız.

16. IKEA Etkisi

Reklam kokan bir hareket gibi gelse de aslında mantığını aldığı yer olarak literatüre ismini kazandırmış bu durum, hazır olarak aldığımız herhangi bir ürünü kendi emeğimizin de geçtiği herhangi bir ürüne göre daha az sahipleniyoruz.

Herkesçe bilinen bir örneğinden bahsedelim. 1946 yılında pasta şirketi olan Betty Crocker sadece suya karıştırılıp fırına koyularak pişirilebilen bir kek tozu üretti. Fakat neredeyse hiç kimse bu ürünü satın almadı. Daha sonra firma tozun içinden süt ve yumurtayı çekti. Tekrar piyasaya sürdü. Artık keki pişirmek için bu tozu, yumurtayı ve sütü karıştırmak gerekiyordu. Ürün satış patlaması yaşadı. Keki pişiren insanlar azıcık da olsa kendilerinden bir şeyler koymak istiyorlardı.

IKEA da, insan psikolojisinin bu özelliğini kullanarak kullanıcılarına yapboz gibi ürünler göndererek duruma ismini verecek kadar ünlendi.

17. Mantığa Uydurma Durumu

Literatürde “Suspension of Disbelief” olarak adlandırılan bu durum, bir süper kahraman filmi izlerken düşmanını çatıdan çatıya fırlattığında “Yok artık!” demememizi sağlayan durumdur. Büyük çoğunlukla da sinema endüstrisinin kullandığı bir psikolojik yoldur. Jenerik müziğinden itibaren izleyiciyi “havaya sokar”.

“Klasik film” klişelerinin de sebebi budur. İzleyici, zaten mantıksız olan duruma hazırlıklı olduğu için, orta düzey senaristler ve yönetmenler klişeden çok ayrılmazlar. Başrol bir türlü ölmez. Ölürse zaten “film olmazdı”.

18. Kapı Eşiği Etkisi

“Ne yapacaktım ben?” sorusuyla sık sık karşı karşıya buluruz kendimizi. Bunun sebebi de insan psikolojisinin gördüğünü anında algılamaya çalışmasından kaynaklanır. Ortam değiştirdiğiniz zaman beynimiz o ana kadar işlediği bilgiyi bir kenara alır ve gözden gelen uyaranları anlamlandırmaya çalışır. Bu sırada da olağan dışı bir şey fark ederse nedenselliği iyice bırakır ve sonuçlara odaklanır. Bu yüzden de rafın veya buzdolabının önünde dakikalarca bekleriz.

Bu olay aslında kafamızı başka yöne çevirdiğimizde bile gerçekleşse de ilginç bir şekilde, yapılan deneylerde kapıdan geçerek ortam değiştiren deneklerde daha fazla unutma olayı gerçekleştiği için ismini bu şekilde almıştır.

19. Bandwagon Etkisi

Toplumun çoğunluğu tarafından onay almış bir görüş ya da durumun birçok insanı etkilemesi durumudur. Apolitik kişilerin oylarının yönelimlerinde net olarak görülebilecek bir psikolojidir.

Ayrıca ne kadar sigara ve alkol için karşı kampanya yapılsa ve reklamları yasaklansa da, hala tüketiminin çok yüksek seviyede olmasının da açıklaması budur. Bandwagon bu durumda şöyle bir tez üretir: Alkol zararlı değildir, keyif verir güzel vakit geçirirsin. Binlerce insan kullanıyor.

Binlerce insanın kullanıyor olması argümanı bandwagon için yeterlidir.

20. Mandela Etkisi

Tolga Abi ile Hugo’da küfreden çocuk, Pikachu’nun kuyruğundaki siyah çizgi, Peynir markası La vache qui rit’in maskot ineğinin burnundaki halka, Grönland’ın haritadaki boyu, Kuzey ve Güney Amerika’nın hizalanması gibi toplumun neredeyse tamamının yanlış bildiği durumların genel adıdır.

Hatta ismini de bir yanılsamadan alır. Birçok kişi Nelson Mandela’yı 80 yıllarda hapishanede öldü diye hatırlasa da 2013 yılında ölmüştür. Bu durum neredeyse evrensel bir özellik taşımaktadır. Şahsen benim en çok şaşırdığım Mickey Mouse’un pantolon askısının olmayışıdır.

Ahmet Can İlhan

Araştırma bağımlısı, çok okuyan, çok gezen, az bilen, öz bilen.

@ahmetcanilhan

  • Kendini Gerçekleştiren İnsanların 10 Özelliği

  • psikoloji savunma mekanizmaları

    Sık Kullandığımız 12 Savunma Mekanizması

  • 5 Büyük Kişilik Özelliği

  • Erik Erikson

    8 Aşamada Erik Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı

  • Freud’un 5 Psikoseksüel Gelişim Aşaması

  • Psikoloji Okumayı Düşünenlerin Gözden Geçirmesi Gerekenler ve Öneriler

  • Zeka Nedir ve Nasıl Ölçülür? – Zekanın Tanımı ve Teorileri