Yaygın Olarak İnanılan 8 Batıl İnanç

Batıl kelimesi boş, doğru ve haklı olmayan, geçerliği bulunmayan, gerçeğe uymayan olarak tanımlanabilir.

Dünyada sayılar, hayvanlar, bitkiler, yiyecekler ve insan yapımı materyaller ile ilgili yüzlerce batıl inanç bulunmaktadır. Bazıları zamanla değişikliğe uğramışken bazıları da toplumlara göre farklılık göstermektedir.

Şimdi hepimizin bildiği batıl inançlardan bazılarını inceleyelim.

1. Dört Yapraklı Yonca

Dört Yapraklı Yonca

Normalde her yerde üç yapraklı olarak yetişen yoncanın 4 yapraklısının onu bulan kişiye şans getirdiğine inanılır.

Peki yoncanın her yaprağına bir anlam yüklendiğini biliyor muydunuz? Bunlar, inanç, mutluluk, aşk ve şanstır. İşte dördüncü yaprağı şans anlamını taşıdığı için dört yapraklı yoncayı bulan kişi şanslı sayılır.

Eski zamanlarda ise dört yapraklı yoncanın kişiye çevresindeki bozuk ahlaklı ruhları, şeytanı ve cinleri görme yeteneği verdiğine, yoncanın sihirli gücü sayesinde şeytanın kovulabildiğine inanılıyordu.

Genellikle üç yapraklı olarak karşımıza çıkan yonca yaprağının sayısının dört olması, “yaprak sayısı geni” olarak adlandırılan bir gende meydana gelen mutasyon sonucunda zayıf olan bir karakterin baskın hale gelmesindendir. Mutasyonun şekline göre de bu sayı dörtten de fazla olabilir.

2. At Nalı

At Nalı

İnsanlar demiri bulduklarında onu Tanrı’nın şeytana ve büyücülere karşı bir güç olarak gönderdiğine inanmışlar. U şeklinin ayın hilal konumuna benzemesinden, hilale de iyi şans ve koruyucu güç anlamları yüklediklerinden at nalları U şeklinde yapılmış.

At nalı genellikle kapıların üzerine uçları yukarı bakacak şekilde asılır. Buradaki amaç şansın uçlardan aşağıya akıp gitmemesidir. Fakat at nalının satın alındığında değil bulunduğunda şans getireceğine inanılır.

Ayrıca eski zamanlarda cadıların atlardan korktuğuna inanılırmış. İnsanlar cadılar evlerine giremesin diye dış kapılarının üstüne at nalı asarmış ve cadılar öldükleri zaman geri gelememeleri için tabutlarının üzerine at nalı çakılırmış.

3. 7 Fil Figürü

7 Fil Figürü

Özellikle Çin ve Hint kültüründe kendine yer edinen filler güç, bereket, sadakat kavramlarıyla anılırlar.

7 rakamının iyi şans getirdiğine inanılmasıyla birlikte 7 adet filin uğur getireceği düşüncesi ortaya çıkmıştır.

Büyükten küçüğe 7 tane filin kapıya dönük sıralanması ve ev sahibi olan farklı 7 kişiden fil biblosu gelmesiyle ev sahibi olunacağına inanılmaktadır.

4. Uğur Böceği

Uğur Böceği

Bu böceğin uğur, şans, bereket getirdiği efsanesi tarlalardaki mahsullere dadanan zararlı böcekleri yiyerek mahsulleri kurtarmasına dayanır.

Mahsullerini bu böcekler sayesinde kurtaran çiftçilerin böceği uğurlu ilan etmesi özellikle Avrupa’dan yayılmıştır.

Üzerindeki beneklere göre de çeşitli inançlar bulunmaktadır. Kimileri üzerindeki benekler ne kadar fazlaysa o yılın o kadar şanslı ve bereketli geçeceğine, kimileri ise yine beneklerin sayısına göre o ay ya da yıl içerisinde dileklerinin kabul olacağına inanır ve üzerine uğur böcekleri konduklarında dilek tutarlar.

5. Üste Kuş Pislemesi

Üste Kuş Pislemesi

Tam olarak nasıl ortaya çıktığı bilinmese de bir insanın kafasına kuş pislemesi az yaşanır bir olay olacağından şanslı sayılmaya başlanmış olsa gerek.

Türkiye’de birinin kafasına ya da üstüne kuş pislemesi şans getiren bir olay olarak görülürken Rusya’da eve ya da arabaya pislemesi de şans olarak yorumlanıyor. Fransa’da ise kuş pisliğine basılmasının şanssızlık getireceğine inanılıyor.

Ülkemizde üste kuş pislemesinin şans getirdiğine inanılmasında eski Türk inanışlarının etkisi yadsınamaz. “Başına devlet/talih kuşu kondu” deyimine konu olan devlet kuşu aslen Hüma kuşundan gelmektedir. Devletin hükümdarı öldüğünde halk meydanda toplanırmış ve gökte uçan Hüma kuşu kimin omzuna konarsa ya da gölgesi kimin üstüne düşerse hükümdar o olurmuş.

Ayrıca eski Türk mitolojisinde yer alan ve doğumla bereketi simgeleyen tanrıça Umay Ana da Hüma kuşuyla özdeşleşmiştir ve kanatlı bir kadın figürü olarak tasvir edilir.

6. Ayna Kırmak

Ayna Kırmak

Dünyanın çoğu yerinde yedi yıl uğursuzluk getireceği düşünülen bu inancın kökeni çok eski çağlara dayanmaktadır.

O zamanlar parlak yüzeylere yansıyan aksinin insanın ruhunu gösterdiğine inanılırmış ve bu yansıma bozulursa da başına kötü bir şey geleceğine.

Ayrıca kahinler kişinin suya yansımasından geleceği hakkında kehanetlerde bulunur ve bu suyun dökülmesi ya da bulunduğu kabın kırılmasını kişinin bir felakete uğrayacağı yönünde yorumlarmış.

Aynanın icat edilmesiyle birlikte bu inancın aynalara taşınması da kaçınılmaz olmuş tabi. Kırılan aynanın yedi yıl uğursuzluk getireceğine dair inanç ise Eski Roma’da insan hayatının her yedi sene de bir yenilendiği inancından kaynaklanmaktadır.

7. Kırmızı Kurdele

Kırmızı Kurdele

Kırmızı kurdele takmak, eski Türk inanışlarında Alkarısı denilen ve yeni doğum yapanlara musallat olduğuna inanılan bir iblisten korunma yöntemi olarak çıkmış. Bu yüzden lohusa kadınlar başlarına kırmızı kurdele bağlarlar.

Gelinler de nazar ve uğursuzluktan korunmak için kırmızı kurdele ve kırmızı duvak kullanıyorlar.

Nişan törenlerindeki kırmızı kurdelenin de uğur ve kısmeti temsil etmesiyle birlikte kötü ruhlardan da koruduğuna inanılıyor. Bazı bekarlar da kısmetleri açılsın diye nişanlanan bir çiftin kesilen kurdelesini yutabiliyorlar.

8. Ağaçlara Çaput Bağlamak

Ağaçlara Çaput Bağlamak

Burada da yine Şamanizm karşımıza çıkıyor.

Eski Türk Şamanizmine göre her dağın, pınarın, göl, ırmak, ağaç ve kayaların İzi adını verdikleri sahibi olduğuna inanılıyormuş. İzilerin, koruyucu olduklarına inanırlar ve onlar için kurban sunarlar, kurban sunmayanlara da zarar vereceğini düşünürlermiş. Tabi bu sahipler çok mütevazi olduklarından bunlara bez parçası, bir miktar at kılı hatta kurban niyetiyle verilen bir taş parçası bile yeterliymiş.

Başka bir inanca göre de ağaçlar yerle gök arasında bir aracıdır. Ağaçların toprak ana diye tabir edilen topraktan kökleriyle bilgi alarak bilgeliğe ulaştığına ve göğe doğru uzanan dallarıyla da insanların dileklerini göğe ilettiğine inanılıyor. Bunun için tabi ağacın yaşlı olması makbul. Burada amaç uzun yıllar içinde toprak anadan çok bilgi alması. Ağaçlara dileğin fısıldanması ve dileğin bağlanmasıyla da ağacın bu dileği evrene taşıması beklenmekte.

Emrah Özhekim

@emrahozhekim

  • Charles Bonnet Sendromu

    İnsan Psikolojisinin 20 Değişik Özelliği

  • Kendini Gerçekleştiren İnsanların 10 Özelliği

  • psikoloji savunma mekanizmaları

    Sık Kullandığımız 12 Savunma Mekanizması

  • 5 Büyük Kişilik Özelliği

  • Erik Erikson

    8 Aşamada Erik Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı

  • Freud’un 5 Psikoseksüel Gelişim Aşaması

  • Psikoloji Okumayı Düşünenlerin Gözden Geçirmesi Gerekenler ve Öneriler