10 Madde ile Nikola Tesla’nın Büyüleyici Hayatı

Nikola Tesla, 86 yıllık hayatına 300’den fazla patent sığdırmayı başardı. 8 dil konuşan Tesla, kariyeri boyunca bir çok önemli buluşa imza attı. Ancak bu buluşların çoğu resmi olarak başkaları tarafından patentlendi.

Hiç evlenmedi ve zamanını tümüyle icatlarına ayırdı. Alternatif akımla çalışan motoru sayesinde dünyanın çehresini değiştirdi. Doğadaki enerjinin sınırsız olduğunu, icatlarıyla savaşları ortadan kaldıracağını ve kablosuz iletişimle bütün insanları birleştireceğini düşünüyordu.

Günümüzde kullandığımız bir çok teknolojinin temelini atan mucit ve onun sıra dışı hayatının kısa bir özeti.

1. İlk Yılları

1856’da Sırp köyü Smiljan’da doğdu. Dediğine göre o gece şimşekli bir fırtına vardı. Doğumu yaptıran ebe, Tesla için “fırtınanın çocuğu olacak” derken, annesi ise “hayır, ışıkların” demişti. Kaynak

1870 yılında lise eğitimi için Karlovac’a gitti. Burada, fizik profesörünün elektrik ile yaptığı gösterilerle bu olağanüstü güce ilgi duymaya başladı. Okul yıllarında oldukça başarılıydı. Özellikle de matematik problemlerinde. Öyle ki, öğretmenleri onun kopya çektiğini düşünüyordu. 4 yıllık eğitimi 3 yılda tamamlayarak 1873 yılında mezun oldu.

Rahip babası, onun da kendisi gibi rahip olmasını istese de, o bilim yolunda ilerlemeyi çoktan seçmişti.

Smiljan’a geri dönen Tesla, 17 yaşındayken kolera hastalığı geçirdi ve 9 ay boyunca yatağa mahkum oldu. Bir kaç kez ölümün kıyısından dönen Tesla, iyileşmesi durumunda rahiplik yerine mühendislik okuluna gideceğine dair babasından söz aldı. Bu söz onu hayata döndürdü. 21 yaşında geldiğinde üniversite eğitimi için Graz’a gitti. Askeri bursla Graz Politeknik Okulu’na kayıt oldu. Burada elektriğe olan ilgisi iyice artmaya başladı.

Hiç ders kaçırmayan ve çok iyi notlar alan Nikola Tesla, daha ilk yılında okuldan övgü mektupları aldı. Tesla, hafta sonları ve tatillerde bile sabahın ilk ışıklarından gecenin yarısına kadar çalışıyordu.

Okuldayken jeneratör ve motorların alternatif akım kullanarak geliştirilebileceğini belirtti ama söyledikleri profesörlerden değer görmedi.

Okuldaki ikinci yılın sonlarında kumar alışkanlığı kazandı. Bursunu da kaybeden Nikola Tesla, sınava hazırlıksız yakalanınca ek süre istedi ama red edildi. Böylelikle mezun olamadı. Tesla, bu dönemde büyük bir depresyonla boğuşmaktaydı.

Graz’dan ayrılan Tesla, durumu ailesinden gizledi. 1878 yılında Maribor’a giderek teknik ressamlık yaptı. 1979’da babasının ölümünün ardından Prag Üniversitesi’ne gitmek istedi ama kayıt için geç kaldı. Ayrıca zorunlu dersler Yunanca ve Çekçe konusunda da bilgisiz olunca derslere sadece izleyici olarak katılabildi.

2. Çalışma Hayatı

1881 yılında Budapeşte’ye gidip Telgraf Müdürlüğü’nde çalışmaya başladı. Telgraf Ofisi’nde teknik ressam olarak çalışan Tesla, daha sonra Budapeşte Telefon Santrali’nde baş elektrikçi olarak görev aldı. Buradaki ekipmanlar üzerinde oldukça gelişimler kaydetti.

1882 yılında ise Paris’e giderek Thomas Edison’un sahibi olduğu enerji firmasında işe girdi. Burada elektrik mühendisliği konusunda büyük tecrübeler edindi. Mühendislik ve fizik konusundaki yeteneği ve bilgisi yönetimin dikkatini çekince, mevcut sorunları çözmesi için şirketin Fransa ve Almanya’daki diğer kurumlarına gönderildi. Burada alternatif akım ile çalışan motoru için yatırımcıların ilgisini çekmeye çalıştı ama başarılı olamadı.

Şirketin Paris’te bulunan yöneticisi Charles Batchelor sayesinde Amerika’ya gitme şansı elde etti. Sonunda ampülün mucidi meşhur Thomas Edison ile tanışabilecek ve ona alternatif akım ile çalışan motorunu gösterebilecekti.

3. Edison ile Tanışması

Tesla - Edison

Tesla, cebinde Charles Batchelor tarafından yazılmış referans mektubuyla yola koyuldu. Yolculuk sırasında parasını kaybetti ve New York’a cebinde sadece 4 sentle ayak bastı. 28 yaşındaki genç Tesla, New York’a geldiğinde büyük bir şaşkınlık yaşadı.

Geride bıraktığım şeyler her yönüyle daha güzel, sanatsal ve büyüleyiciydi. Burada gördüklerim ise makineleşmiş ve çirkin şeyler. Amerika, Avrupa’nın bir yüzyıl gerisinde. -Nikola Tesla

1870’lerin sonundan beri New York’ta elektrik kullanılıyordu. Edison’un ampulleri de oldukça büyük bir talep görüyordu ve finansör yardımıyla kurduğu doğru akım santrali bölgede tekeldi. Santralde üretilen elektrik, tellerle dağıtılmakta ama kıvılcımlar yangınlara ve elektrik çarpmalarına neden olmaktaydı. Yine de insanlar evlerine elektrik getirme konusunda çok hevesliydi.

Tesla büyük bir heyecanla Edison’un ofisine girdi. Elindeki referans mektubununda şöyle yazıyordu:

Sevgili Edison. Ben iki büyük adam tanıdım. Biri sensin. Diğeri ise işte bu genç adam! -Charles Batchelor

Tesla mühendislik çalışmalarını ve alternatif akım motorunu Edison’a anlattı. Bu konuda fazla bilgisi olmayan Edison, bunun kendisine bir rekabet oluşturacağını düşündü.

Fakat Tesla’dan etkilenmişti ve onu hemen işe aldı. Ondan 50.000 dolar karşılığında DC jeneratörünü iyileştirmesini istedi. Nasıl olsa başaramayacağını düşünüyordu.

Tesla kısa bir süre sonra çalışmanın başarıyla tamamlandığını söyledi ve parası istedi. Edison ise şaka yaptığını söyleyerek vaat ettiği parayı vermedi. Bunun ardından Nikola Tesla görevinden istifa etti.

4. İlk Girişimi

Tesla’nın ilk elektrik motoru. 1888

Nikola Tesla, Edison’un yanından ayrıldıktan sonra 1885 yılında yatırım alarak Tesla Elektrik Işık Şirketi’ni kurdu.

Tesla, bu dönem bir dizi patent aldı. Fakat yatırımcılar Tesla’nın fikirleriyle pek ilgilenmiyorlardı. Bu alanda üretimin çok rekabetli olduğunu düşünüp, sadece elektrik tedarikine odaklanma amacıyla 1886 yılında başka bir firmaya yatırım yaptılar. Tesla ve şirketi ise parasız kaldı.

Tesla geçimini sağlayabilmek amacıyla elektrik tamir işlerinde, günlüğü 2 dolara zor şartlarda çalıştı. Fakat iki yıl sonra şansı döndü ve şirketi için bir yatırım aldı.

Nihayet yıllardır hayalini kurduğu motorun ilk örneğini yaptı. Geliştirdiği alternatif akımlı motorlar, jeneratörler, transformatörler ve diğer cihazlarla ardı ardına onlarca yeni patent aldı.

5. Akımların Savaşı

Tesla vs Edison

Edison’un rakiplerinden George Westinghouse, Tesla’nın çalışmalarından etkilenmişti. Ona alternatif akım patenti için bir milyon nakit ve her bir beygir gücü başına 2.5 dolar pay teklif etti.

Tesla’nın çalışmalarıyla alternatif akım büyük bir ilgi gördü. Zaten sorunlu olan doğru akım, böylelikle daha da yara aldı ve Edison’un işlerini bozuldu. Edison, alternatif akımla ilgili büyük bir karalama kampanyası başlattı. Bu dönem “Akımların Savaşı” olarak adlandırılır.

Alternatif akım uzun mesafelere telleri eritmeden ulaşıyordu. Ancak Edison’un kullandığı doğru akım bunu yapamıyordu. Bu yüzden kısa mesafelere santraller yapılıyordu.

Edison, alternatif akımın tehlikeli olduğunu gösterebilmek için çalışanlarına sokak hayvanlarını elektrik vererek öldürtmüş ve idamlarda kullanılması için Tesla’nın patentiyle alternatif akımlı elektrik sandalyesini icat etmişti.

1890 yılında elektrikli sandalye ilk kez bir mahkumun üzerinde denendi. İlk denemede mahkum ölmeyince, prosedür voltaj artırılarak yenilendi. Mahkum, damarları patlayarak ve alev alarak feci bir şekilde can verdi.

Heinrich Hertz, 1888 yılında yüksek frekanslı akımların radyo dalgaları yaydığını ispatlamıştı. 1989 yılında Paris’e giden Tesla, Hertz’in çalışmalarını inceledi. Nikola Tesla, elektriğin pratikte kablosuz bir şekilde iletilebilmesi için laboratuvarında deneyler yapmaya başladı.

1891 yılında Amerikan vatandaşlığına geçtiği yıl yüksek gerilim üretebilen Tesla Bobini’ni icat etti.

6. Alternatif Akımın Zaferi

160.000 ampul ile ışıldayan Kolomb Fuarı – 1893

1893 yılında Şikago’da düzenlecek bir fuar için aydınlatma ihalesi açıldı. Bu, elektrik ile aydınlanan ilk sergi olacaktı. Edison’un şirketi Thomson-Houston elektrik şirketiyle birleşmiş ve General Electric şirketini kurmuştu. İhaleye katılarak yaklaşık bir milyon dolarlık bir talepte bulundular. Westinghouse ise, alternatif akımın daha uygun maliyetli olmasından dolayı bunun yarısı kadar bir teklif yaptı ve ihaleyi alan taraf oldu.

1 Mayıs 1893’te açılan fuar, Tesla’nın jeneratörleriyle aydınlandı. Tesla ayrıca alternatif akımının güvenli olduğunu kanıtlamak için elektrikle hayranlık verici gösteriler düzenledi.

O dönem Niagara Şelalesi’nin gücünden faydalanmanın yollarını aranmaktaydı. Fuar sayesinde alternatif akım görücüye çıkmış ve çok etkilenilmişti. Sonucunda da Niagara Şelalesi için tercih edilen sistem oldu. O güne kadar üretilmiş en büyük jeneratörler üretildi. Tesla’nın hesaplamalarına Westinghouse mühendisleri dahi inanmıyordu. Ama Tesla başarmıştı. 1896 yılında sistem tamamlandığında Niagara sularıyla elektrik üretilmeye ve uzun mesafelere gönderilerek şehirler aydınlanmaya başladı.

Edison’un tüm karalamalarına rağmen alternatif akım, Akımların Savaşı’nın galibi oldu. Westinghouse, bu yakaladığı başarıya rağmen finansal zorluklar yaşadı. Tesla bu durum karşısında hakkı olan ücretten vazgeçti.

Nikola Tesla, Niagara’daki başarısından sonra bir anda popüler olmuştu. Yaptıklarıyla insanların hayatını kolaylaştıran mucit, şık giyimiyle kadınların da ilgisini çekiyordu. Fakat Tesla, bütün zamanını icatlarına ayırmayı tercih etmişti. Bu yüzden de hiç bir zaman evlenmedi.

7. Laboratuvar Yangını

Tesla Bobini’ni kullanarak ürettiği yüksek gerilim ile yakın alanda kablosuz aydınlatma sistemini denemeye başladı.

Laboratuvarında yaptığı deneylerde başarı sağlayan Tesla, daha uzak mesafeler için hazırlık yaparken 1895 yılında laboratuvarında yangın çıktı ve herşeyi kül etti. Devam etmekte olan araştırmaları da dahil, bir çok not ve tasarım yok oldu.

Büyük bir yıkım yaşayan Nikola Tesla, daha sonra yeni bir laboratuvar kurdu.

Yüksek frekans ile floresan ışıkları elde etmiş ve ilk X-ray fotoğrafını çekmişti. Bundan bir kaç hafta sonra ise Wilhelm Röntgen, X-ray’i (röntgen ışınları) keşfettiğini açıkladı.

1898 yılında, radyo frekansı kullanarak uzaktan kumanda ile ufak bir tekneyi kontrol etmeyi başardı. Bir çok kişi bunun bir sihir veya aldatmaca olduğunu düşündü.

8. Elektriğin Kablosuz İletimi

Colorado Springs - Nikola Tesla

1899 yılında Colorado Springs adındaki bir kasabaya gidip deneysel bir istasyon kuran Tesla, bütün dikkatini elektriğin kablosuz aktarımına verdi. Burada, New York’taki laboratuvarına göre daha rahat büyük bobinler kullanabilecekti. O güne kadarki en büyük Tesla Bobini’ni inşaa etti.

Tesla o kadar çok elektrik kullanıyordu ki, çalışmaları bölgesel elektrik kesintilerine yol açıyordu. Kasaba sakinleri, Tesla ve onun çalışmalarından korkuyordu.

Aylar süren deneyleri sonucunda Dünya’yı bir iletken gibi kullanarak elektriğin kablosuz aktarılabileceğini öngördü. Çalışmaları sırasında uzaydan sinyaller almıştı. Bu iddiası basında alay konusu oldu.

9. Wardenclyffe Kulesi

New York’a dönen Tesla, kablosuz iletişimin mümkün olduğu bir dünya için yatırımcı arayışına girdi. 1901 yılında bulduğu yatırımla elektriğin kablosuz iletimi için Wardenclyffe Kulesi’nin inşaasını planlamaya başladı.

Fakat Tesla, asıl amacının elektriğin kablosuz olarak dağıtılması olduğunu yatırımcılardan gizlemişti. Onlar küresel çapta bir iletişim ağıyla ilgileniyorlardı.

Wardenclyffe Kulesi 57 metre yüksekliğinde inşaa edildi.

Tesla, kablosuz iletişim için verdiği uğraşta yalnız değildi. Guglielmo Marconi de Tesla’nın çalışmaları ve patentleri sayesinde telsiz telgraf üzerinde büyük aşamalar kaydetmişti. Yatırım almak için 1900 yılında New York’a gelmiş ve ABD Patent Ofisi’ne telsiz telgraf sistemi için başvuruda bulunmuştu. Ama sistemi Tesla’nın buluşuna benzediği gerekçesiyle red edilmişti.

Tesla elektriği kablosuz bir şekilde okyanusun diğer ucuna iletmeye çalışırken, Marconi de 1901 yılının sonlarında “S” harfini İngiltere’den Amerika’ya iletmeyi başardı.

Nikola Tesla, Marconi’nin yaptığı işten rahatsız değildi. Zaten kendisine ait 17 adet patentini kullandığını biliyordu. Tesla’nın amacı çok daha başkaydı.

Fakat yatırımcılar Marconi’nin başarısından sonra Tesla’nın projesine kuşkuyla bakmaya başladı. Yatırımcılar okyanusun ötesine iletilecek radyo sinyaliyle ilgili bir gelişme isteyince, Tesla gerçek amacını açıklamak zorunda kaldı. Amacının basit bir radyo sinyali aktarmak yerine, elektriğin bütün dünyaya kablosuz taşınması olduğunu söyledi. Bu aynı zamanda elektriğin ücretsiz olarak kullanımı demekti. Bu da karlı bir yatırım değildi.

Bunun ardından yatırımcılar Tesla’dan desteğini çekerek Marconi’yi desteklemeye başladı. Bunu Tesla’nın iflası izledi.

10. Son Yılları

Tesla çok daha önce radyonun temel kavramların açıklamıştı. Ancak 1904 yılında ABD Patent Ofisi daha önce verdiği kararını değiştirerek radyo için Marconi’ye patent verdi.

1909 yılında Marconi radyo için Nobel Ödülü aldı. Tesla patent haklarının ihlal edildiğini söyleyerek Marconi’ye dava açmak istedi ama büyük bir firmayla başa çıkamayacağını düşünerek vazgeçti.

Bir çok şirket Tesla’nın buluşları sayesinde milyonlar kazanmaya devam ederken, kendisi artık beş parasız kalmıştı. Borçlarını bile ödeyemez durumdaydı.

1915 yılında, Fizik Nobel Ödülü Thomas Edison ve Nikola Tesla’ya verileceği açıklandı. Fakat ödül, X-ışınları ile Kristal Yapı ile ilgili çalışmaları dolayısıyla William Henry Bragg ve William Lawrence Bragg’e verildi. Bunun nedeni açıklanmasa da, Tesla veya Edison’un ödülü paylaşmak istemediği düşünülüyor.

Nikola Tesla 1917 yılında Edison Madalyası ile ödüllendirildi.

Hayatının bu dönemlerini parkta güvercin besleyerek geçirdi.

1931 yılında 75 yaşındayken Time Dergisi’ne kapak oldu. Albert Einstein dahil bir çok bilim adamından övgü mektupları almaya başladı.

1934 yılında yeni bir güç keşfettiğini açıkladı. Uçak filoları ve gemileri yok edebilecek ölüm ışını projesi, hiç bir ülkeden yeterli desteği bulamayınca üretilemedi.

81 yaşındayken, Westinghouse yönetimi Tesla’ya olan vefa borcunu ödemek istedi. Tesla’nın oda ve yemek ücretlerini karşılama kararı aldılar. 1943 yılında 86 yaşındayken, New Yorker Oteli’ndeki odasında hayatını kaybetti. Geride kalan çalışmalarına ABD hükümeti tarafından el konuldu.

New York Belediye Başkanı radyodan Tesla’nın ölümü hakkında şöyle konuşmuştu:

Yoksulluk içinde öldü. Ama yaşamış en faydalı ve en başarılı insanlardan biriydi. Tesla’nın çalışmalarını endüstriyel dünyamızdan çıkaracak olursak, endüstrinin çarkları çalışmayacak, elektrikli trenlerimiz ve arabalarımız duracaktır. Şehirlerimiz karanlığa gömülecek, fabrikalarımız bugün ölü olacaktır. Ama Tesla ölmedi. Tesla’nın gerçek ve en önemli parçası, medeniyetimizin ve günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olan başarılarında yaşıyor. -Fiorello La Guardia

Ölümünden 5 ay sonra Amerikan Yüksek Mahkemesi, Marconi’nin patentinin geçersiz olduğunu duyurdu. Bu kararla birlikte, radyonun temel teknolojisinin Nikola Tesla’ya ait olduğu tescillenmiş oldu.

Yorumlar

  • Tesla’nın Gölgesinde: Değeri Yeterince Bilinmemiş 10 Bilim Adamı

  • 10 Maddeyle Bir Uyuşturucu Kaçakçısının Hayatı: Pablo Escobar

  • Okulu Bırakan Ünlü Bilim Adamları ve Mucitler

  • 8 Maddede Nazım Hikmet Hakkında Bilinmeyenler

  • Ruanda Soykırımı

    Ruanda Soykırımı: İnsanlığın Büyük Ayıbı

  • Ölmeyi Reddeden Başsız Tavuk Mike’ın Garip Hikayesi

  • İngilizce’ye Arapça’dan Geçtiğine İnanamayacağınız 10 Kelime