Yolu Sivas’a Düşeceklerin Mutlaka Gitmesi Gereken 10 Yer

Hayatının bir kısmını Sivas’ta geçirmiş biri olarak, Sivas hakkında bir şeyler yazmamak sanırım biraz haksızlık olurdu.

Sivas her ne kadar günümüzde küçük bir şehir olsa da, geçmişte özellikle Anadolu Selçuklu döneminde önemli bir ticaret merkezi olma özelliği gösteriyor. Uzun süre ticaret merkezi olması ise günümüze birçok tarihi yapı bırakmasına neden olmuş.

Olur da bir gün yolunuz düşerse, Sivas’ta mutlaka gezilmesi gereken bu 10 yere uğramayı unutmayın.

1. Şifaiye Medresesi

Şifaiye Medresesi Sivas

Sivas denince neredeyse akla ilk gelen eser Şifaiye Medresesi, Anadolu Selçuklu Hükümdarı I. İzzettin Keykavus döneminde 1217 yılında yapılmaya başlanmış.

Her ne kadar medrese olarak bilinse de, aynı zamanda Darü’s-Sıhha yani hastahane olarak kullanılmış zaten “Şifaiye” adını da buradan alıyor.

Sivas’ın en büyük kapalı alana sahip olan Medrese’nin hemen güneyinde ise I. İzzettin Keykavus’un türbesi bulunuyor. Günümüzde ise Sivas’a dair yerel hediyelik eşya alabileceğiniz, oturup bir şeyler içeceğiniz kafelerin olduğu bir yapı halini almış. Kafelerin yapılması sırasında özellikle medresenin iç mekanı orijinalliğini epeyce kaybetmiş olsa da, avlusu hâlâ gayet iyi duruyor.

2. Çifte Minareli Medrese

Çifte Minareli Medrese Sivas

Şifaiye Medresesinin hemen karşısında yer alan Medrese 1271 yılında inşa edilmiş.

Ancak Sivasta’ki birçok yapı gibi Timur orduları tarafından ağır bir tahribata uğrayan Medresenin ana duvarları, avlusu, tavan kısımları tamamen yıkılmış. Sadece ana giriş kapısı ve minareler sağlam durmakta.

Şifaiye Medresesi gibi günümüzde kafe olarak işletilmekte. Ancak çoğu kısmı yıkıldığı ve hediyelik eşyaların satıldığı dükkânların olmaması nedeniyle hemen 10 metre ilerisindeki Şifaiye Medresesi kadar ilgi görmediği kesin.

3. Buruciye Medresesi

Buruciye Medresesi Sivas

Buruciye Medresesi diğer iki Medresenin hemen 100-150 metre ötesinde bulunuyor. Anadolu Selçuklu hükümdarlarından III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında 1271 yılında inşa edilmeye başlanmış.

Sivas’a gidip Buruciye Medresesini görmemek neredeyse imkansız. Çünkü hemen merkezde meydanda bulunuyor. S

Sivas’ta okuyan öğrencilerin yegâne eğlencesi, medrese karşısındaki merdivenlerde oturup gelen geçeni sessizce izlemek ve çekirdek çitlemek.

Her ne kadar son yıllarda Sivas’ta “Kafeler Sokağı” açılsa da medresenin karşısındaki merdivenler hâlâ popülerliğini koruyor.

4. Gök Medrese

Buruciye Medresesi Sivas

Çifte Minareli Medrese ve Buruciye Medresesi ile aynı yıl inşa edilmiş ancak Sivas Kalesi’nin yakınlarına inşa edilmiş.

Gök Medrese’yi görmek için 2-3 kilometre kadar yürümek gerekiyor. Medrese maalesef yıllardır bir türlü bitmek bilmeyen tadilatı süreci yaşıyor. Ve birkaç yıl önce tadilat sürecinde orijinal Anadolu Selçuklu çinileri yerine mavi boya kullanılması skandalı ile gündeme gelmişti.

Bir süre tadilat durmuştu. Şu an ise tadilat devam ediyor ancak bir kenarda unutulmuş ve tadilat süreci hâlâ devam ediyor. Buna rağmen Sivas’a yolunuz düşerse gidip en azından dışarıdan görün derim.

5. Sivas Kalesi

Sivas Kalesi

Fantastik bir kitapta adı olan ama kendisi olmayan bir kale düşünün. İşte o yer Sivas Kalesi.

Kale Mahallesi vardır, Kaleardı Mahallesi vardır, bir birine yol tarif ederken “kalenin oradan aşağı in” falan denir ve siz de yıllarca arar durursunuz kale denen yeri.

Sivas Kalesi, Timur orduları tarafından yıkılıp, istila edilmiş. Timur ilerleyince de zaten bildiğimiz Osmanlı-Timur arasında çıkan 1402 Ankara Savaşı çıkmış. Ancak 600 yıl önce yıkılmasına rağmen hâlâ oraya kale denmesi insanı şaşırtmıyor değil.

Eski kalenin kalıntılarının bir kısmı dışarıdan görülebilse de, tam olarak bir kale veya surdan söz etmek mümkün değil. Ama Sivas’a gelmişken göreyim derseniz gidebileceğimiz bir yer.

6. Ulu Cami

Ulu Cami Sivas

1196 yılında Anadolu Selçuklu zamanında yapılan ve Sivas’ın en eski camilerinden olan Ulu Cami, eğik minaresiyle bilinir. Minare için “Sivas’ın Pisa Kulesi” demek sanırım pek yanlış olmaz.

Minarenin inşa edildiği zemin, zamanla gevşediği için minare eğik duruyor ve doğrusu her an çökecekmiş hissi verdiği için yakınına pek istemeyeceğiniz bir yer olabilir.

Zaman zaman, minareye zarar vermeden minarenin alt kısmına dolgu yapılarak düzeltilmesi için projeler gündeme gelse de, henüz somut bir adım atılmadı.

7. Taşhan

Taşhan Sivas

Han, 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı’daki azınlık, özellikle Ermeni tüccarların girişimi ve maddi destekleriyle inşa edilmeye başlanmış. Üç girişi bulunan Han’ın avlusunda, Aslanlı Çeşme diye bilinen bir çeşme yer alıyor.

Yapıldığı dönemde gezgin tüccarlar için önemli bir Han olsa da, günümüzde pek ilgi görmeyen bir yapı. İçinde birkaç hediyelik eşya dükkânı, birkaç çanta ve bavul satıcısı, birkaç kuyumcu ve kafe bulunuyor.

Han Osmanlı döneminde yapıldığı için, Anadolu Selçuklu eserlerinden farklı olarak tuğla yerine kesme taştan yapılmış.

8. Kongre Müzesi

Sivas Kongre Müzesi

Sivas Kongresi’nin yapıldığı oldukça eski ve tarihi bir yapı. Sivas Kongresi sırasında lise olarak kullanılan bina, günümüzde müze olarak kullanılıyor ancak Gök Medrese gibi uzun bir süre tadilat sürecinden geçti ve planlanandan 3 yıl sonra hizmete açıldı.

Müze binasının yanı sıra, sol çaprazında bulunan ve günümüzde Valilik olarak kullanılan bina ile karşısındaki Jandarma Binası da eski tarihi binalar. Ancak güvenlik gerekçesi ile buraları gezmek mümkün olmasa da, dışarıdan bakmak bile yapıların güzelliğini anlamak için yetiyor.

9. Aksu ve Mısmılırmak

Mısmılırmak

Kızılırmak’ın küçük bir kolu olan Mısmılırmak’ın, Sivas merkezinden geçen kısmının çevresinde yapılan bu parklar Sivas’ın en güzel yerlerinden biri.

Normalde çok kirli sayılabilecek ve kırmızı akan Irmak, park girişindeki arıtma sistemi ile park içinde oldukça berrak bir hale geliyor. Özellikle yaz aylarında yapılan ışıklandırmalar ile daha güzel bir görünüm alıyor. Kış aylarında ise suyun donması ve yağan karların görüntüsü de görülmeye değer.

10. Paşabahçe

Paşabahçe Piknik Alanı

Uzun süre cam fabrikası olarak kullanılan alan, bugün ise Sivas’ın en gözde piknik alanlarından biri haline gelmiş.

Oldukça geniş alanı ile oluşturulan yapay şelaleler, mangal alanları, spor alanları, restoranları ile her şehirde olması gereken yerlerden biri. Üstelik şehir merkezine çok da uzak olmaması bir avantaj sağlıyor.

Özellikle üniversite öğrencilerinden, “haftasonu bisikletle Paşabahçe’ye mi gitsek?” cümlesini sık sık duymak mümkün. Yolu her ne kadar biraz yokuşlu ancak dinç bir şekilde yokuş çıkıp, dönüş yolunda yorgunken yokuş inmek büyük bir kolaylık sağlıyor.

Serhat Erdoğan

@serhaterdogan

Twitter'da Bizi Takip Edin

Yorumlar

  • Bir Garip Japon Hastalığı: Paris Sendromu

  • 10 Maddeyle Dubai Gerçekleri ve Hakkında Az Bilinenler

  • 20 Maddede Amerikan Rüyasının Geçmişi

  • CWUR’e Göre Dünyanın En İyi 15 Üniversitesi

  • Kendini Gerçekleştiren İnsanların 10 Özelliği

  • Ayrılık acısı

    Ayrılık Acısını Hafifletmek İçin 10 Tavsiye

  • psikoloji savunma mekanizmaları

    Sık Kullandığımız 12 Savunma Mekanizması